Başlık neyse o.... (merak ettiğiniz kitap, film; gitmek istediğiniz rota varsa arattırın belki de bu sefil ağ güncesinde vardır)
1 Şubat 2023 Çarşamba
Uykusuz Bitti!
24 Ocak 2023 Salı
"Misafir" Ya İçindesindir Çemberin Ya Da Dışında Yer Alacaksın
22 Ocak 2023 Pazar
"Üç Renk Mavi", Acıyla Başa Çıkmak ve Özgürleşmenin Zorlukları!
21 Ocak 2023 Cumartesi
"Babylon" Sinematik Belgesel.
15 Ocak 2023 Pazar
"Bursa Bülbülü" 80'ler 80'ler!
"The Banshees of Inisherin" Martin McDonagh'ın Son İncisi.
8 Ocak 2023 Pazar
"Bavula Sığmayan" Nermin Yıldırım'ın Son Öyküleri.
7 Ocak 2023 Cumartesi
"Kurak Günler" Hal-i Pür Melalimiz.
5 Ocak 2023 Perşembe
"Glass Onion" Güzel Polisiye Ancak!
27 Aralık 2022 Salı
"Saklı Bahçeler Haritası" Biraz Depresif!
Behiye ve Suad. 1961 yılından mektuplar. Bunların niye kendine yollandığını anlamayan garibim Rıdvan. İbn-i Haldun'un "Coğrafya Kaderdir" sözünü boşa çıkarırcasına paralel gelişen (6-7 Eylül olayları ve Almanya'da Yahudilere edilenlerin eşzamanlılığı ve daha niceleri) talihsizlikler, insanevladının birbirine ettiği zulümler, iç savaşlar, dış savaşlar neler neler.
Vakıa; öznel bir değerlendirme olsa da; fakire en çok hafakanlar bastıran NY kitabıdır. Belki UBA'nı okuduktan hemen sonra yatırsaydım rahleye böyle olmazdı ancak bir önceki kitabından sonra oldukça defresif geldi. Yazarımız finali yapmadan okura yine bir takla attırıyor (haydi takla demeyelim de) spagat açtırıyor (onu da açan bilir). Ancak son dönemde sıkça okuduğumdan, yazarımızın bu itiyadını bildiğimden, bekliyordum böyle bir kapanışı (o yüzden spagat açmadım (iyiki de)). 344 sayfalık roman biraz oyalandı bitmek için. Karşılaştırmalı tarih nedir diye merak edenler de okusalar yeridir. Nermin Yıldırım'a başlangıç yapmak için iyi bir seçim değildir. Yine de ıskalanmamalıdır (yalnız ne ahkam kestim yahu!).
22 Aralık 2022 Perşembe
"Avatar, The Way of Water" Amman Diyorum!
20 Aralık 2022 Salı
"Happines" Çok Sert Çok.
17 Aralık 2022 Cumartesi
"Phil Stutz" Ünlülerin Terapistinin Arka Bahçesi.
"Unutma Dersleri" Unutmak Hem Çok Zor Hem de Çok Kolay.
"Asıl bencilce olan depresyondur. Bencilcedir, çünkü sahibini ve yaşadıklarını evrenin merkezine koyar. İnsan gözü, içine bakmaktan kamaşınca dışını göremiyor." (S.221)
Müzevir Aşk, Hissi kablel-vuku aşk ve aşk denemeyecek aşk tanımları pek isabetlidir (S.235)
"Vedat'la biz, sezonu bitirip sandalyelerini ters çevirmiş aile çay bahçeleri gibiydik. Onca cıvıltılı hatıradan sonra, sessizlik sezonunu açmış, sükûnete teslim olmuştuk. Birbirimize söylenecek per bir şeyimiz kalmamıştı ve bu nedenle konuşmamız gereken tatsız mevzular peyda olmuştu aramızda. Nasıl yapacağımızı bilemeyip, biraz halimiz olmadığından, biraz da güzel hatılararın hatırına erteleyip duruyorduk. Kiraz mevsimiyle birlikte sezon yine açılır diye umuyorduk. Yeniden gülüp konuşabiliriz. Ama için için biliyorduk olmayacağını. Sezon kapanmıştı ve yeniden açılmayacaktı. Son tren kalkmıştı ve peron artık boş kalacaktı. Uzun süre aynı kişinin avucunda atmaktan yorgun düşmüş bi kalp, yine o kişi için bir tur daha hızlanır mıydı?" (ne soru ama!)
"Fal da bir yol elbet ama geleceğini görmek isteyen herkes azıcık roman karıştırmalı. İnsanı bekleyen ihtimallerin işaretlendiği kutsal kitaplar onlar." (S.258)
"- Esrik ne? - Şiir yazmak için kullanılan bir kelime!" (S.262)
"Yargıladığın herşeyi yaşayabilir, yargıladığın herkese dönüşebilirdin." (S.256)
"Neticede altına sığınacak bir çatı, içine saklanacak bir çerçeve lazım herkese. Sonra orada sıkışıp nefessiz kalınca da, kaçmaya yetecek kadar cesaret." (S.305)
"Bazı şeylerin hayatınıza giriş nedeni kendileriyle ilgili değil. Onları bir işaret, başka yazıları okumak için vesile olarak görmek gerek." (S.306)
"Hiç kazanmadığım bir şeyi yitiremeyeceğimi görünce, ardından üzüleceğim bir kayıp da kalmadı. İnsan neyin ardından üzüleceğine karar verirken dikkatli olmalı." (S.308)
"Yarın ne getirecek bilmiyorum ama herşeyi doğru yapmış değil, "yaşadım" diyebilecek biri olarak ölmek istiyorum. Hayat hata yapmaktan korkmak için çok kısa. Korkmuyorum." (S.309)
"Aşk yaşadığım bile meçhuldü. Fakat kiminle ne yaptığım değildi mühim olan. Asıl hikaye, buna ihtiyaç duymuş olmamda saklıydı. İnsan ahlaka gösterdiği özenin en azından bir kısmını arzularına, kalbin ve tenin ihtiyaçlarına da göstermeliydi. Kendini terbiye ederken ruhunu öldürmemeliydi. Gün gelecek parmağımı kıpırdatamayacak kadar ihtiyarlacaktım. O vakit, prensip abidesi bir hayatım oldu diye avunmaktansa, canım ne çektiyse yaptım diye teselli bulmayı tercih edebilirdim. Her insanın yoldan çıkmaya hakkı olmalıydı hayatta. Çünkü hayatta tek bir yol yoktu. Çünkü ömür geçiyordu. Pişmanlıkmış, ukdeymiş dinlemeden, bir gün çat diye bitiyordu." (S.251)
6 Aralık 2022 Salı
"Dokunmadan" Nermin Yıldırım'dan İyi Bir Roman!
1 Aralık 2022 Perşembe
"Körlük" Saramago'nun En İyisi Denilen!
22 Kasım 2022 Salı
"Truth&Justice" Yönetmen Fyodor Mihayloviç Adeta!
12 Kasım 2022 Cumartesi
Jose Saramago Kitaplarını Okuma Rehberi
Sabırlı olunuz; her şey yavaş yavaş ve sırayla.
Saramago, alışılmış dilbilgisi kurallarını reddeden bir yazar. Noktalama işareti olarak genellikle sadece nokta ve virgül kullanıyor. Büyük harfe yalnızca noktadan sonra ve diyalog başlarında yer veriyor. Özel adlar büyük harfle başlamıyor ve özel adlara ulanan ekler de tepeden kesme işaretiyle ayrılmıyor.
Yazarın diyalog formunda olmayan diyalogları anlatıyla bütünleşerek, bir anlama anlatıya kaynayarak örneğin bir betimlemenin ardına eklemleniyor, birinin söze girdiğini büyük harfle başlayan sözcükten ve elbette metnin gidişinden kavrıyorsunuz. Alıştığınız tırnaklar yahut konuşma çizgileri yok. Çoğu zaman kimin konuştuğunu da belirtmiyor ve "dedi" "belirtti" "ekledi" gibi diyalogu kapatan ifadelere yer verilmiyor. Kitapların orijinallerinde hiç dipnot yok. Bizim okuduğumuz versiyonlar genellikle (hayır hepsi) çevirmenlrin tercihi.
Bu tanımda üstadın herhangi bir kitabını zihninizde canlandırmak elbette ki imkansız. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki: sıradan bir metin okumanın ötesinde bir tecrübedir. Okurken zihninizi daha farklı çalıştırmak zorundasınız. "Bunlar kimin sözleri?", "neler oluyor yahu?" diyerek frontal loblarınızı hep aktif tutmak zorunda kalırsınız (bu zorunluluk güzel bir zorunluluktur).
Yıllar önce "Körlük"ü okumuştum (o zamanlar ağ güncesi tutmuyordum). Bu vesileyle ikinci okumasını yapacağım, pek yakında bu sayfalarda (kendime reklam yapıyorum arlanmazca).
Saramago'yu ıskalamayalım!