Bugün neler olmuş ?

26 Aralık 2012 Çarşamba

"The Life Of Brian" Beni bir tek siz anladınız, siz de yanlış anladınız !

   Mel Gibsın'ın yazıp yönettiği "The Passion of the Christ" bünyeye fazlaca ağır geliyorsa, ağırlaşan ruhunuzu kuştüyü kıvamına getirecek bir satirik filmle daha karşınızdayız sinefiller... (IMDB notu da Mel Bey'in çektiğine 1.2 puan basmıştır)
     Monti Piton tarzı İngiliz komedisini bilen bilir. Ortalama zekanın üstüne hitap eden absürd bir tarz geliştirmişlerdir ki, ingiliz komedisiyle eş anlama geldiği söylenir. İşte o ekip 1979'da düşünmüş taşınmış bu filmi yapmış ve pek de iyi yapmıştır. Bu tayfa :
(monty python's) bir grup akli dengesi bozuk ingiliz snobundan mürekkep olup (favorim Con Kliiiz'dir) kafa kafaya verdiklerinde kah senaryo, kah tiyatro oyunu, kah skeçler yazmakta bununla da kalmayıp üstüne bir de oynamaktadırlar ki, ülkemizde bu işi yapsalar önce RTÜK, sonra ÖGM'ler marifetiyle parmaklıklar ardına atılabilirler. İleri demokratik bir söylemle yaptıkları işler : "bir elitist zihniyyet, bir jakoben tarz, halkı küçümseyici bir bakış açısı, ecdata hakaretamiz düşünceler, tepeden bakmacı bir yaklaşım, milli ve dini değerlerimizi küçümseyen bir üslup, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz, sözün bitme noktasına geldiğimiz günlerde ayrımsamacı bir fikirler silsilesi (daha çok var böyle ama yazmaktan sıkıldım)....." şeklinde tanımlanabilir. Hele ki tanıtımını yaptığımız filmin benzerini ülkemizde ve islamiyet için yapsalar, netice doğrudan lince varır. O derece...
   Malumatfuruşluğu geçelim, filmimize gelelim  25 Aralık -1 tarihinde üç bilgenin Mesihin doğduğu evi şaşırmalarıyla başlayan öykümüz, Brian adlı (tipik musevi adı !) kahramanımızın hep yanlış anlaşılmasıyla devam eder ve çarmıhta sona erer. (ölmeden önce meşkettikleri şarkı da fakiri kendinden almış, gözlerinden yaş getirmiştir). Filmimiz başlamadan önce zuhur eden animasyon ve şarkı da dikkatle izlenebilirse (fakir gülmekten hakkıyla izleyememiştir) filmimizin nasıl inciler döktürdüğü konusunda bir ön fikir edinilebilir.
"Always look out the bright side of life" :)
   Yukarıda bahsettiğim kadarıyla konu biraz yavan gelebilir, normal  Ancak filmi izlediğinizde (belirli bir bilgi ve zeka seviyesinin üzerinde olmak koşuluyla); ingiliz parlamenter sistemine, emperyalizme, siyonizme, hristiyanlığa, düzene, oportünizme, sinizme (kinizme), pragmatizme, ve daha böyle bir çok kavrama yönelik satirik, ironik eleştiriler karşısında (ve tabii ki sunum şekliyle) gülmekten yarılabiliyoruz. (Allaam bana bir daha böyle kuntel kavramlarla dolu cümle kurdurma n'oolursun !...)
    1979 Yılında çekildiği düşünüldüğünde prodüksiyon dehşetli görkemlidir, oyunculuklar, gaglar (nükteler), fevkaladenin fevkindedir. Ancak şunu belirtmeden geçemeyeceğim : mütedeyyin bir hristiyansanız (Bkz.Ned Flanders) ve hatta dogmatik bir müslümansanız izlemeyiniz. Belirli bir dini tolerans sınırını aşamamış kişiler için (hayat onlar için ne sıkıcıdır) çok sınırötesi tespitler içerebilir. (Şahsi görüşüm Papa bu filmi izlemiş ve hiç hazzetmemiştir.) Sabi sübyanla beraber izlenebilirliği için (çevrildiği dönemde değerlendirildiğinde çok sıradan, ancak (daha püriten bir ahlaka sahip) günümüz için aşırı olarak değerlendirilebilecek) bir çıplaklık içermektedir (Misal : Brian'ın pipisi ayan beyan görülmektedir). Karar ebeveynlerindir.  Ben sizin yerinizde olsam izleme listesine alırım.