Bugün neler olmuş ?

4 Aralık 2012 Salı

"Premium Rush" Bisikletçiler Kaçırmasın...

   Başrol oyuncumuz Cazıp Gordın Luit'in şaşırtıcı bir şekilde müteveffa (çocukluk idolümüz) Brus Li'ye benzediği (ama bisiklete binen brusli !..) bir filmimizle daha karşınızdayız sinema tutkunları !...
   Niyork'taki 1500 bisikletçi kuryelerin en hızlısı olan esas oğlanımız kıllıkışlı işlere bulaşmak zorunda kalır ve olaylar gelişir. Senaryo nasıl sıradan, protogonist ve antogonistler (edizhunlar, eroltaşlar) nasıl klişe, velhasıl nasıl holivut nasıl holivut anlatamam.  Lakin filmi izlerken pek bir eğlendim. 
   Bir kere izleyiciyi uyuşukluğa sürükleyen bir kronolojik kurgu yoktur. Filmimiz olayların başında başlamamakta, sonunda ise son bulmaktadır. Arada sık sık ileri gidişler, geri dönüşler vardır (ki neden sonuç ilişkisini kuramayan bir karşıcinsle asla izlenmesi önerilmez (bkz. "bu kim ?" "demin bunlar kavga etmemişler miydi ?" ve daha onlarca soruyla karşılaşmak)). Yani bir kere devamlı ilgiyi uyanık tutmak zorundasınız, arada dalarsanız ucunu yakalayamazsınız. 
   Dış sesli filmleri seviyorum, burada kahramanımız dış ses.
   Maketi gerçek hayata bağlayan filmleri seviyorum, burada fon Niyork.
   Klanvari toplulukları seviyorum, buradaki klan hakikaten "klan" janrına tam oturmuş.
   Araya serpiştirilen basiretsiz komedi unsurlarını seviyorum, buradaki bir bisikletli polis. (sizi bilmem, beni arada güldürdü)
   Geldik en önemli etkene : bisiklete binmeyi bu kadar özendiren, şehirde bisiklet kullanan insankişilerin karşı karşıya oldukları zorlukları bu denli iyi aktaran, bisiklet kullanırken beynimizin farkına varmadan verdiği kararları gayet ağırçekimle ve başarılı aktaran film; ben izlemedim (tamlamaya gel).  Kullanılan bisiklet de akla zarar : çelik kadro, vitessiz, frensiz...
   Bisiklet kullananlar ıskalamasın, çoluk çocukla gider, makara arkadaş grubuyla patlamış mısır bira ile gider, sıkıcı bir işgününden sonra kafayı dağıtmak için gider. Hülasa gideri vardır....