5 Eylül 2019 Perşembe

"The Dead Don't Die" Jarmush'un Son Filmi.

   Cimcarmuş'u keşfettiğimden beri özel bir yere koyarım. Başkalarına gelmez filmlerini tekrar tekrar izlediğim vakidir. Kısalar haricinde çevirdiği tüm filmler arşivimde kuzu kuzu yatar. Zaman zaman bu sefil ağ güncesinde filmlerini tanıttığım olmuştur. 
   En son (bundan önceki) Paterson'u izlerken çok keyif almış, "iyi ki de izlemişim" demiştim. Bir baktım yeni film yolda. Kasta baktım Bilmöri, Edımdrayvır (o da mı Jarmusch tayfasına katıldı yoksa?), Tildasvintın, Stiivbuskemi, İcipap, RZA, Selenagomez (ne işi varsa orda?),Denigılovır veee Carmuş filmlerinin olmazsa olmazı Tomveytz. Fragmana baktım : zombiler. Hah dedim vampirleri görmüştük, zombiler kusur kalmasın. İçten içe de helecanlanıyorum Cimcarmuşun zombilerini görmek için. Filmi Cannes'da açılış filmi yaptılar. 14 Haziran'da ABD'de gösterime girdi. Eee diyoruz ne zaman memlekete gelecek. 
   Neyse yakınlarda malum ortamlara düştü (güzel ülkemde gösterime girmesi şüpheli). Dolayısıyla hemmen açıp izledim.
   Gitmeyin filme!. Fragmanı çok güzel. Oyuncular pek parlak. Sanat yönetmeni iyi çalışmış (Pontiac'lar, Starwars Cruiser anahtarlıklar falan). Senaryonun kimi hoş incelikleri var (Zelda Fitzgerald meselesi! (cep telefonlu zombiler)). Ancak 1s44d akmıyor, geçmiyor. Üstelik de fragmanda görmesi pek keyifli zombilere rağmen. Ne Tildasvintın'ın üzerinde emanet palto gibi duran iskoç aksanı, ne Tomveytz'in orman münzevisi Ergüder Yoldaş halleri (hele sondaki o dış ses olayında filmi bitirdi benim için), ne kahve müptelası zombi İcipap, ne de oyuncuların ilerleyen dakikalarda oynadıkları filmin duvarlarını tek tek yıkması miti filmimizi kurtarmaya yetmiyor. Fragmanı ve tanıtımlarını izleyip, olumlu eleştirileri dikkate alırsanız vaktinizi bu kordelaya gömebilirsiniz ve pişman olursunuz.
   Ben yandım, siz yanmayın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder