Bugün neler olmuş ?

11 Haziran 2014 Çarşamba

"The Grand Budapest Hotel" Wes Anderson Hep Bildiğiniz Gibi.

   Şu ahir ömrümde herhangi bir filmin herhangi bir sahnesini 30 sn. kadar izlediğimde "hah bu Wes Anderson filmidir !" diyebileceğim tek yönetmenin en son filmidir.
   Büyük Budapeşte otelinin omurgası, Konsiyerj (allaam ne havalı titrdir o !) Gustav H.'ye Madam.D.'den kıymetli bir resim miras kalır, olaylar gelişir.
   Nereden bakarsanız elimizde suya sabuna dokunmayan bir senaryo var. Sıradan bir yönetmenin elinde polisiye komedi haline dönüşecek bu senaryo Wesendırsın'ın eline düşünce, karşımıza böyle bir görselsinematik şölen çıkıyor.
   İlk kareden başlayarak göze çarpan, şaryolu çekimler, ani zumlamalar, ovırdoz simetriler, süpersonik renkler, şükela bir dış ses, yıldız geçidi (ralffines, efmöriebraham, edriyınbırodi, vilemdefo, cefgolbulum, harvikitıl, edvırdnortın, tildasvintın (ne çok görüyoruz son zamanlarda), saoarsronen (şu kızın adını okuyamıyurum birtürlü) cudlov, (vee vesendırsın'ın vazgeçilmezleri helbet) bilmöri, ceysınşvartzmın, ovınvilsın, babbalaban, varisahluvalya (of yoruldum gerisini yazmıyorum.) (gözler ancelikahüstın'ı aradı, heyhat), filmimizin yönetmeninin 1969 doğumlu bir Teksaslı olduğunu bar bar bağırmaktadır.
   Tüm oyuncular (azıcık göründükleri sahnelerde dahi) ellerinden geleni ardlarına koymamışlar, görüntü ve sanat yönetmeni kendini aşmış, velhasıl izleyiciye "helal olsun verdiğim bilet parasına" dedirtilmiştir.
   Sinema sanatının tüm imkanları izleyici için seferber edilmektedir. Gustav H. birini çağırdığında, o kişi hemen başını uzatıp dediklerini dinlemekte, Ziromustafa vasiyetname yazacağı anda (hemi de kuşetli trende) başucunda bulunan kalem kağıda sarılmakta, her eşya yerli yerinde durmakta, her karakter tam da ihtiyaç olduğu anda zuhur etmektedir.
   Filmi izlemek Baylan'da kup griye yemeye benzemektedir. "Hımm bu krokanlar boğazımı yaktı" dediğiniz anda dondurmaya ulaşmaktasınız, "dişlerim keman çalıyor" dediğiniz anda çıtır gofretlere varmaktasınızdır. 
   Vesendırsın filmlerine aşinaysanız zaten izlemişsinizdir, değilseniz de başlamak için güzel bir aperitiftir. Bundan sonra diğerlerini de izlersiniz.
Bkz.Moonrise Kingdom