Bugün neler olmuş ?

20 Eylül 2013 Cuma

"Herkes Seni Söylüyor Sahi Mutsuz musun ?" ve "Korkma Bu Akşam Gelip Çalmam Kapını" ya da Perihan Mağden'den Nasıl Soğudum ?

   Ben Perihan Mağden'i çok severdim. 90'lı yılların sonunda radikaldeki köşelerini hiç kaçırmam, üslubuna vurulur, düşündüklerine şaşırır, muhalifliğine hayran olur, zekasına gıcık kapardım. Sonra zaman ilerledi, arakolpa değişti, mağden değişmedi. Hayır, fakir 80'lerde de, 90'larda da daha sonrasında da hep muhalifti. Mağden de muhalifti (şimdi de muhalif ancak eski hârı yok) ancak farklı kulvarların muhalifleri oldular. Fakirin muhalifliğinde dışsallaştırma yokken, mağden nedensiz bir ötekileşerek muhalif oluyor, muhalif olmakla kalmıyor perdeleri yıkıyor viran eyliyordur.  
   Meramımı şöyle ikrar edeyim : bir gemideyiz. evet gemi doğru yoldan gitmiyor. bazı yolcular görüyor ve diyorlar ki "yanlış yere gidiyoruz, sancağa/iskeleye gitmek gerek". mağden diyor ki "batırın gemiyi !"... Bilmem anlatabildim mi ?
   Neyse hanımefendinin yazdıklarına bir on-onbeş yıl ara verdikten sonra (sadece köşeler için ama, yoksa "iki genç kızın romanı" da, ve özellikle "ali ile ramazan"ı da gayet sağlam romanlardır) köşe yazılarından derlenmiş bu iki kitapçık ile yeniden hemhal oldum. Gördüm ki : evet köşeler artık bana hitap etmemektedir. Liberalizm iyidir belki ancak ben bu derecesini kaldıramıyorum. İçinde yaşadığımız toplumun tüm katmanlarının kodlarını çözmeden, sokağa inmeden (ama tüm sokaklara Mamak da, Kavaklıdere de, Dudullu da, Küçükarmutlu da, Samatya da, Yalama caddesi de) yapılan liberalizm biraz sallapati olayor. Sonradan tepe taklak dönüşler yapılmak mecburiyetinde olunabiliyor (bkz. yetmez ama evet). Mesela deli gönül ister ki : Bayan Mağden 90'lı yılların sonunda yaptığı o delifişek muhalefeti bugün de yapabilse, keşke olabilse. Maalesef sadece kalbi kırılıyor artık. 
   Bu kadar sayıklama yeter.
   Her iki kitap da, yazarın hem güncel hem güncel olmayan konulara karşı çok gaydırıguppak bir üslupla yazdığı köşe yazılarından oluşmuştur. Buradan anlıyoruz ki : yazar Marilyn Monroe ve Ajda Pekkan tutkunudur, annesini pek sevmektedir, iktidarı sevmemektedir (köşelerin yazıldığı dönemler), toplumun genelini de sevmemektedir, çok iyi kişilik analizleri yapmaktadır, bazı karakter gruplarını süpersonik bir şekilde tahlil edebilmektedir. 
   Ancak o dönemin liberal ve muhalif bakış açısına ilgi duyanlara öneririm. Sahi arada bir "Bugün işi kırın" gibi yazılar vardır ki onlar hakkaten de güzeldir. (yiğidi öldür hakkını yeme !)