3 Haziran 2020 Çarşamba

"Yalanlar Bilimi Psikiatri" Çılgın Macar'dan Acı Gerçekler...

 
   Thomas Szazs (soyadı da palindromdur ha!) psikoanaliz psikiatristi, emmeritus profesör, çılgın bir Macar. Önce "Deliliğin İmalatı"nı yazmış (mecbur onu da alıp okuyciiz) sonraları da işbu kitabı. 
   Fıtratım batsın! çok sıfatlı metinlerden hep kıllanmışımdır (misal: "azgın, hain, ırz düşmanı kelebekler, mütecaviz bir şekilde çiçeklere konuyorlardı"). Bay Szazs da çok bilenmiş olacak ki Sigmund Bey'e aşırı sıfatlı b.k atan bir metin kaleme almış. Nedir; okudukça ve yazılanları başka kaynaklardan teyit ettikçe görüyoruzdur ki, yerinde davranmıştır. 
   Şaka bir yana, psikiatrinin pabucunu dama atan bir kitaptır. İçinde sadece akıl hastalıklarına değil bir çok önemli olguya ait altı üstü çizilecek yerler vardır. Misal alttaki alıntı beni benden almıştır, çok doğrudur. Önce psikiatrinin tarihi ve çıkış noktasındaki aksaklıkların altı önemli atıflarla çiziliyor. Sonra bugünki durumuna gelmesini ve halihazır durumu, en nihayet gelecekte neler olabileceğini görüyoruz. 
   Son zamanda okuduğum en bilgilendirici ve şaşırtıcı kitaptı. Geniş zamanlarda önce "Deliliğin İmalatı"'nı sonra bunu bir kez daha okuyacağım. Herrn Alzheimer ve Mr.Parkinson gibi biyolojik olarak gerçekleşen beyin hastalıkları hariç, yok efendim "hiperaktivite", "sosyal anksiyete", "bipolar bozukluk", "majör/minor depresyon" gibi şeyler bu kocaman yalanın ürünleri. Bir şekilde devlet ve sermaye gruplarıyla dayanışma içindeki bu "bilimsi disiplin", insanı doğuştan hakkı olan en basit karar verme ve özgürlük gibi haklarından edebiliyor. 
   Birazcık uzayacak ama örnek vermesem olmaz: hukukta "aksi ispat edilene kadar suçsuzsunuzdur" ancak psikiatride size "hasta" teşhisi konulursa ya bir yere kapatılır yahut beyninizi köreltecek ilaçlar almaya mahkum bırakılırsınız. Bunun aksini ispat etmeniz gerekir ve bu çok zordur. 
   Bir de: eşcinselliğin 1973 yılına kadar psikiatrik hastalık sayıldığını yeni öğrendim ve Alan Turing'in haline bir kez daha üzüldüm. 
   Hülasa, okuyunuz efendim...

  • Doğada yalana yer yoktur. Doğa ne yalan ne doğru söyler. Sırları yoktur: “sır” dediğimiz şey, doğanın işleyişi hakkındaki bilgisizliğimize verdiğimiz addır.
  • Sorumluluk, Tanrıya, havaya, evsahibine, ebeveynlere, çocuklara, siyasete, koşullara vb. yüklenip alınan bir şeydir. Astrolojinin hüküm sürdüğü çağlarda bu yıldızlara da yüklenebiliyordu.
  • Karar verebilmek yetisi insanoğlunun hem laneti, hem lütfudur. 
  • Can sıkıntısı, çaresizlik, bezginlik, bıkkınlık ve mutsuzluk (ve daha hatırlayamadığım birçok negatif duygu) insan doğasının ayrılmaz bir parçasıdır. Başka bir deyişle her zaman süpersonik olamayız, bu doğal değildir!

2 yorum:

  1. çok merak ettim bu kitabı, nadirkitap'ta var neyse ki:) bu arada sizin Datça'ya taşınma planlarınız ne oldu?:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İş güç yüzünden önümüzdeki bahara artık :(

      Sil