20 Aralık 2019 Cuma

"Müzik Odası&Jalsaghar" 1958'den İzlenilesi.

   61 yıllık kordela. Oyuncuların hiçbirini tanımam. Müzikler şükela ama mono. Görüntüler enfes ama siyah beyaz, acil restorasyona ihtiyaç var. Konu beylik: geçmişin soyluluğu yükselen kapitalizme karşı. Kimi müzik sahneleri gereksizce uzun. 
    Şimdi böyle söyleyince önermediğim zehabına kapılabilirsiniz. Kapılmayınız. Satyajit Ray, önemli bir yönetmen (Bay Akira Kurosawa şöyle demiş kendisi hakkında: "Hiç Satyajit Ray filmi izlememiş olmak, varlığını dünyada sürdürüp hiç güneşi ya da ayı görmemiş olmakla aynı şeydir.").  Uzun yıllar önce "Apu" üçlemesinin ilk ikisini izlemiştim (o da başka yazıya!). Müzik Odası'nı bugüne kadar ıskalamışım. 
   Görkemi zayıflayan bir aristokrat; servetini zayıflatan müzik (ve de ihtişam) tutkusunu, kaderin kendisine attığı çelmelere rağmen bırakmaz. Üstüne üstlük karşı komşusu da (tefecinin oğlu) Huzur Bey'in hazzetmediği tüm nitelikleri (görgüsüzlük-fırsatçılık-sonradan görmelik vs.) üstünde bir ifrazat lekesi gibi taşıyan bir şahsiyettir. Ama nedir ki: devirler dönmekte, kristal avizelerdeki mumlar bir bir sönmektedir. 
   Kimi zaman uzayan müzik sahneleri (ki fakir qawwali ve katak dansı müptelası olduğundan bu sahneler benim açımdan şahaneydi) sarfınazar edildiğinde günümüzün şımşıkırdak holivut filmlerine alışkın sinefile dahi gelir. Ancak sinemaya günümüz standartlarına uygun sinefilden biraz daha derinlikli yaklaşıyorsanız, bu siyah beyaz kordela sizi bambaşka dünyalara götürecek, bitince de üzerinde bir süre düşünmenizi sağlayacaktır. İnsan bir filmden başka ne ister?
    Son olarak Roy Efendiyi ete kemiğe büründüren Chhabi Biswas (bir insanın bir role bu kadar yakışması!) için bir alkış verelim ve huzurdan çekilelim...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder