15 Ağustos 2019 Perşembe

"Güçler" Batı Kıyıları Serisinin Sonuncusu...

   Marifetler ve Sesler'den sonra okunması daha bir hoş olan romandır (neden? çünkü sonlara doğru Orrec, Gry ve Memer var (eski dostlarla karşılaşmak gibi)). Diğerlerinden daha hacimli (352 S.) ancak daha kolay okunuyor.
   Bilinçli hayatına köle olarak başlayan Gavir'in hikayesi. Çocukcağızın öyküsü tam yeşilçam filmi kıvamında ilerliyor. Her merhale bir öncekinden daha meraklı okunuyor. Komün yaşantısından, aristokrat salonlara, vahşi hayvan inlerinden, üniversite konukevlerine, ölüm tehlikelerinden, tembellikten sıkılınan günlere hülasa her türlü...
   Bayan Guin'in başarısı: olayları tam da her okuyana yabancı bir paradigma (kölelik) üzerinden anlatmayı pek şükela bir şekilde başarabilmesi. İlk elli sayfadan sonra Gavir'in bakış açısını anlayabiliyor, kitabın ortalarından sonra da içselleştirebiliyorsunuz. Yazarımızın üslubu ve kurgusu belli. Fantastik edebiyatta sıkça rastlanan hamaset ve epik anlatımı tercih etmiyor (iyi ki de!). Okuduklarımız, kimi zaman cesurca davransalar da, zaafları zayıflıkları olan, her gün karşımıza çıkan (belki de sabah aynaya bakarken) insanlar, insancıklar.
   Yazın okunabilir, yolda okunabilir (ben öyle yaptım). Bitirince mutlak itaatin nasıl olabildiğini anlayabildiğimi farkettim (hiç iyi bir şey değil). Öneririm...

3 yorum:

  1. Çok ilginç bir kitaba benziyor, itaat ile ilgili olarak -başta ilgisiz gelebilir ama- Nihan Kaya’nın İyi aile yoktur kitabını okudum en son Ve beni özellikle itaat ile ilgili söyledikleri düşündürdü, iyi toplum yoktur diye bir kitabı daha varmış onu da okumak istiyorum.. ayrıca toplumdaki suç Ve itaat düzeyi arasında da pozitif bir korelasyon olduğuna inanıyorum... kitabı biraz esgeçmiş gibi oldum ama mazur görün :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilakis, zarftan ziyade mazrufu içeren bağıntılar benim için çok kıymetli. Yazdığınız kitabı da okuma listeme aldım ;)

      Sil
    2. Yorumunuzu merakla bekliyorum o zaman:)

      Sil