Bugün neler olmuş ?

17 Şubat 2013 Pazar

"Kynodontas" Bir TERSLİK Var...

   "Gözlerinizi kaçıramayacağınız bir trafik kazası gibi" demiş eleştirmenin biri. Katılmamak imkansız.
   İlk söyleyeceğim şudur : çoluk çocuktan köşebucak kaçırın. Az biraz muhafazakarsanız köşebucak kaçın. Haneke bile rahatsız edici geliyorsa uzak durun. Rahat uyumak istiyorsanız başlamayın bile.  Ve hatta en iyisi tek başınıza izleyin...
   Son zamanlarda izlediğim en rahatsız edici filmdir. Henüz bitti, neler yazacağımı bilemiyorum.
   Açılış sahnesinde, anlamlarının dışında öğretilen kelimeleri duyunca (tüfek beyaz bir kuştur (paradigma : tellere küçük bir tüfek kondu)) Cemil Meriç'in "Kamus Namustur" aforizmasını hatırladım. Daha sonra yavaştan yedirilen terslikler bünyede endişeye neden oluyor, cinselliğin nesnelleştirilmesi ensest ile pik yapıyor (ki ensestin seçim sahnesi (çocuğun kızları yoklayarak seçmesi (evet var böyle bir sahne) evlere şenliktir (aslında evlere cehennemliktir !))(allam yine ortalığı paranteze boğduk), öğrenilmiş çaresizlik izleyeni bunaltıyor, kaçışın imkansızlığı da bunların üstüne tüy dikiyordur.
   Fakir gibi vasat sinefilin bu sıklette bu ağırlığı çekebilmesi ilk başta mümkün görünmemektedir.  Filmimiz arızaları o kadar üstüste, herhangi bir altyapı olmadan verdiğinden algımız asıl mesajı idrak edememekte ancak ve ancak film bitip "ya acaba ne demek istenmiş ?" diye merak ettiğimde yeterli analizi yapabilmekteyim.
   Pastel tonlarda (adeta 70'lerin görselliğinde) minimum mekanda ve toplam altı kişiyle çekilmiş, maliyeti neredeyse iki sekans holivutaksiyonu tutan bu filmle bu kadar meşazı vermek de, komşuya nasip olmuş.
   İkinci ve hatta üçüncü izlemelerde alt metinleri daha iyi anlayabileceğimi sanıyorum. Ama ilk çıkarımlarım şunlardır :
   Ciddi bir sistem eleştirisi içermektedir.
   Sistem derken eğitim, otorite, iktidar, disiplin, aile, ahlak, çeşitli izmler (kapitalizm olur, faşizm olur, her türlü) gibi kavramları içeren bir sistemi kastediyorum.
   Mantığı altetmek için ilk darbe dile vurulmalıdır.
   İnsankişisi bulunduğu çevrimden kurtulmak için türlü fedakarlık yapabiliyor (köpekdişinin feda edilmesi gibi) ama yeterli donanıma (zımnen ve zihnen) sahip değilse kurtulamayabiliyor (genellikle de öyle oluyor).
   Önyargılar öğretilir.
   Hayat bize öğretilenden çok daha farklı bir şey olabilir.
   Algıları ve sağduyuyu vicdanla beraber açık tutmak, hayatidir.
   Aile koruyucu olabildiği kadar delirtici de olabilme kapasitesine sahiptir.
   Sinema, (sırf merak eden olursa yazıyorum: ben aydım, okuru aydınlatmak boynumuzun borcudur = kızımızın seyrettiği video kasetler Rocky ve Jaws'tır) kurulu düzeni bozucu bir aygıt olabilir.
   Sorgusuz itaat de bir yere kadardır. (Müjdeleeer var yurdumuuun toprağınaaaa taşınaaaa "melodili okunacak" (bu parantez de sadece idraki yüksek okuradır))
   Her şey görecelidir.
   82 Mercedes'lerin bagajı iyi bir izolasyona sahiptir.

Az biraz arızalı değilseniz seyretmeyin gitsin... Romantik komedi neyinize yetmiyor ?