17 Şubat 2022 Perşembe

"Hafiyeler Önde Gider" 23 Yıl Sonra Yeniden!

 
   1999'da kütüphanemi kaybettiğimde Salah Bey'in tüm antolojisi de (haydi deneme antolojisi diyelim de başımız ağrımasın (zira sadece iki kitabı haricindekiler, denemelerdi)) yıkıntılar altında kalmıştı. Galiba eski günleri anımsattığından 23 yıldır okumadım Salah Bey'i.
   Buraya kadarmış. Sel Yayınları 1001 Gece Denemelerini yeniden basınca (bakmayın üstteki fotoğrafa, ben Sel edisyonunu okudum (sadece kitaba ayrı, yazara ayrı fotoğraf kullanmayayım diye bu kapağı tercih ettim)) dayanamadım aldım, oturdum başına bir günde bitti.
   118 Sayfa, 11 deneme. Konular muhtelif. Abdülhamit'in hafiyeleri de var (ancak denemelerin sadece biri hafiyelerle ilgilidir dikkat!), edebiyat gıybet dünyası da. Ancak şöyle bir şey var ki, 23 yıldır pek özlediğimi idrak ettim: Salah Bey'in purpuruklu, gaydırıgubbaklı, fülfürüşlü, şönizli&rötizli üslubu. İşte dilimize attırılan taklaları, kelimelerin nasıl olup da böylesine su parkı kaydırağında kaydırır misali kullanıldığını görmek için okunacak bir cevahir. 
   Velhasıl; bugünden itibaren (e-kitap versiyonunu bulamadığım ve son zamanlarda birçok kitap yoka düştüğü (bu da ecza deposu jargonudur) için mecburen biraz bekleyerek) Salah Bey'in denemeleri bu mecrada daha sıkça yayımlanacaktır.
   Sadece bilgi için değil haz için okuyanlara samimiyetle öneririm.

2 yorum:

  1. Pek merak ettim. Öyle güzel anlatmışsınız ki listeme ekledim. Kütüphanede bulamazsam alayım. Bu arada giden kütüphaneniz için çok üzüldüm :(
    Paylaşım için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkçeyi seviyorsanız Salah Bey'i de seversiniz:) Hiç üzülmeyin telafisi mümkün olan şeyler için :) Digerkamlığınız için ben teşekkür ederim.

      Sil