15 Eylül 2021 Çarşamba

"The Perfect Dictatorship", "La dictadura perfecta" yahut Aptal Kutusunun B.k Kutusuna Dönüşümü.

 2 Buçuk saate yakın (2s23d) bir Meksika sineması örneği. Hiç bir tanınmış oyuncu yok. Oyunculuklar kötü zaten. Müzikler, dekorlar, kostümler, kurgu çizgi altı. Kimi zaman esnemeye engel olamıyorsunuz. Senaryonun kimi yerleri ciddi abartı (ama zaten komedi olarak geçiyor türü). Şimdi böyle yazınca "neden bunu yazıyorsun arakolpa" diyenleriniz olabilir. Olmasın! Iskalanmaması gereken bir kordeladır da ondan.
   En kodaman prezidente olmadık bir gaf yapıp sosyal medyada yayınlanınca, televizyoncular "Çin Kutusu"nu devreye sokar, bir ekibi başka bir küçük rezaleti parlatmaları için perişan bir eyalete gönderirler. Ancak buranın valisi de pek kurnazdır. Olaylar gelişir.
   Bize benzer coğrafyalarda hep aynı şeyler mi yaşanıyor diye kendinize sormadan geçemiyorsunuz. Bazı replikler ("benim gazeteyle işim yok, benim kitlem gazete okumuyor, hiçbirşey okumuyor. Televizyon en büyük silahımız") cuk oturuyor. Gerçeğin, haberin, haberciliğin nereye evrildiğini çok güzel görüyorsunuz. Televizyonun ve medyanın iktidarın nasıl bir enstrümanı olduğunu haşyetle izliyorsunuz. 
Netflikste izleyecek, izleyince sizi değiştirecek birşeyler arayanlara birebir!

2 yorum:

  1. Saramago'nun R. Reis'in Öldüğü Yıl'ı okuyunca Portekiz'i değil bizi anlatıyor sandımdı, temeller hep aynı, insanoğlundaki körlük ve kayıtsızlik da...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuma listeme aldım:) Öneri için teşekkürler. Coğrafya farklı olsa da yaşananlar aynı maalesef!

      Sil