18 Eylül 2021 Cumartesi

"Hükümdar" Niccolo Machiavelli'den Acı Gerçekler.

 
   Bahtsız Nikolo Kötüçiviler (Soyadı Mali clavelli kökeninden gelmektedir) 15. ve 16. yüzyıllarda (İtalya için pek bahtsız bir dönemde) yaşamış. İtalya bir bütün değil, küçük küçük beylikler, prenslikler, dükalıklar, hükümdarcıklar gırla gidiyor. Hepsi birbirinin kuyusunu kazma peşinde. Azıcık okuma yazma bilen, mürekkep yalamış ve kafası çalışan her kişi gibi Nikolo'cuk da asillerden ikbal bekleyen tayfa arasında (bu gerçeği, işbu neşriyatın sonunda yazdığı mektuptan anlıyoruz). Bu karışık dönemde çeşitli idari kademelerde çalışan ve tarih okuyup dönemi ile karşılaştırmalar yapan yazarımız, bir yöneticiye rehber niteliğindeki kitabını 1513'de yazar. 
   26 Bölümlük eserde, genel olarak yöneticilerin izleyeceği davranışlar, stratejik düşünme, günahları aklama, yönetim tarzlarına ait sınıflandırmalar, bunlara nasıl davranılması gerektiği gibi bilgiler bol bol tarihi örneklerle anlatılıyor. 
   O dönemin hükümdarı, (günümüzün devleti de diyebiliriz) temel olarak düşündüğümüzde insanevladının birarada yaşamaya başlamasından beri bizzat kendileri tarafından oluşturulan bir enstrüman. Bireysel aklımız, toplumsal düzenlemeleri yapmak için yetersiz. Aramızdan bir grup stratejik düzenlemeleri yapsın diye piramitin üstüne yerleştiriliyor. Bunlar da (çoğunlukla piramitin altını sömürerek) yönettikleri kitle adına kararlar alıyorlar. Nereden bakılırsa bakılsın istismara pek açık bir sistem!
   Hükümdar (çoklukla bilindiği adıyla "Prens" "IL PRINCIPE"), bu istismarın nasıl gerçekleşeceğini (kendince haklı nedenlere dayandırarak) açıklıyor. Sözünde durmamanın haklı gerekçeleri, toplumu kendine bağlamak için sevgi değil korkuyu kullanmanın nedeni (ki acı ama gerçektir bunda haklılık payı var (sevgi bireyin kendisinin koyup kendisinin kaldırabileceği bir bağken, korku bireyden bağımsız olarak oluşur ve kendiliğinden kalkmaz)), çevrendeki bilgelerin nasıl seçileceği, korku oluştururken kendine yönelik nefretin nasıl engelleneceği (garip bir dilemma "korkmak ama nefret etmemek") gibi prensipler, tarihi ve mantıksal gerekçelere dayandırılarak Hükümdar'a bilgi veriliyor. 
   Bir Fransız deyişi var: "İki şeyin yapılma aşamasını insanların bilmemesi gerek: Anayasa ve Sosis". Buradaki anayasa yerine toplumların yönetilmesini de koyabiliriz kolayca. Makyavel de toplumların yönetilirken uygulanan prensipleri acı bir şekilde önümüze koyuyor. Kitabın haklı ünü; kitlelerin nasıl yönetildiklerine dair ilkelerin halkın eline geçmiş olmasından kaynaklanıyor.
   Yazıldığı dönem kadar günümüzü de etkileyen bir kitap. Büyük bir bölümünün günümüzü ilgilendirmemesine karşın o yüzde yirmilik bölümü için bile okumaya değer.
HAMİŞ: İş Bankası Yayınlarının HAY Klasikler dizisinin hepsinin başında dönemin Maarif Vekili Hasan Ali Yücel'in bir önsözü vardır. Okudukça gözlerim yaşarır. Bu seriye aşina olanlara, eski (ve hatta daha eski) Türkiye'nin ruhunu anlayabilmek adına bir iki dakika ayırıp okumalarını öneririm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder