Bugün neler olmuş ?

25 Ağustos 2012 Cumartesi

"Fahrenheit 451" Okur, bunu okur...


   451 Fahrenayt kağıdın tutuştuğu ısıdır. Bu bilindiğinde kitabın adı bilinmezden manidara yönelecektir. (Tıpkı on yıl önce "Silivri" dendiğinde aklımıza yoğurdun şimdi ise gugukun  (harf hatası yok "GUGUK") geldiği gibi).
   Bilimkurgu sevebilirsiniz, sevmeyebilirsiniz ama bu satırları okuyorsanız okumaya meyilli bir ademoğlu/havvakızısınızdır belli.

   Belli siz, geceleri kolay uyuyamayanlardansınız. 

   Belli siz, artık aptal kutusuna, gazetelere sinirlenemeden göz atamayanlardansınız. 

   Bu "Belli li" cümleler uzar gider, kitaba gelelim biz...

   İlk 80'li yılların sonunda okumuştum Rey Bredböri'nin bu hikayeciğini. Nasıl da çarpmıştı beni.

  Anlatılanın distopya olduğunu idrakim, sonraki yıllarda olmuştu ama hep bu tür yapıtlara meyyal olmuştum (örn. "1984", "V for Vendetta") (gay fovks ve corc orvıl'a selam olsun). Baskan yayınlarının bilimkurgu serisinde yayınlanmıştı. Taksim-Sarıyer (41A) hattında bitmişti o seriler. Bilimkurgu iyiydi, güzeldi, hayalgücünü dürtüklüyordu, imgelemi fişekliyordu ama bu kitap tam bilimkurgu sayılmazdı. Bugünlerde iyice sayılmıyor (malum : adeta mahkumlar kadar tutuklu kalan tutuklulara sorulan sorular bazen "bu kitabı niye yazdın ?", "bu haberi niye yaptın ?" şeklinde olabiliyor (Bkz.distopya)). (hah başladık parantez içinde parantezlere (açıldın arakolpa!)).

   Meçhul bir gelecekte itfaiyecilerin kitapları yaktıkları bir dünyadayız. İnsanoğlunun tüketime yönelik tüm ihtiyaçları karşılanmış, sadece tüketime yönelik bir yaşam eksene oturtulmuştur. Televizyon artık köşede değil evin tüm duvarlarında ve duvar boyutlarındadır. Hız, eğlence, tüketim; toplumun tümüyle yöneldiği yegane kavramlardır. Yine de intihar son derece sıradan bir eylem haline gelmiştir.    Ayrı..

   Guy Montag, teamülün aksine mola veren, bir soru soran ve soruların arkasını getiren bir itfaiyecidir. Bir kitap okur, hayatı değişir, olaylar gelişir.

   Baskan Yayınlarının edisyonu iyiydi güzeldi ama İthaki Yayınları Zerrin ve Korkut Kayalıoğlu'nun özenli çevirileriyle çok daha iyisini yapmış ortaya bir bilimkurgu hikayesinden ziyade derinlikli bir novella çıkarmış. 

   Okuyorsanız, okuyunuz, okutturunuz, bitirince de kara kara düşününüz efendim...

İLGİLİ NOT : Bu konu "ödüllü bulmacam"daki 6.sorunun da cevabıdır aslında.

İLGİSİZ NOT : Önceki yorumlarımda edebi düztabanlığımdan bahis geçtiydi. Bakınız bunu okuduktan sonra da Rey Bredböri Amcabeyimiz 5 Haziran'da kalıbı dinlendirmeye almış. Sevmediğiniz biri varsa ona bir kitap yazdırıp bana gönderin. Bir okuyayım...