
Uzunca olmamasına karşın iki haftadır masamda. Adını bilmediğimiz baş karakterin tuttuğu bir günce. Kronolojik akış takip etmiyor. Güncel diyalog yok (sadece geçmiş zamanın kısaca özeti). Kimi önemli durumlar&sorular var (gelen mektupların içeriği, kimden geldiği, nasıl sağır olduğu, nasıl iyileştiği, sonunda ne olduğu, sorular, sorular...). Bunlar öyle yekten faş edilmiyor. Sabır ve dikkatle okursanız bir çoğunun cevabı metinde var. Çok kuvvetli bir öz bilinç ve dış bilinç, ortalamanın çok üstü bir algı ile yazılmış, öyle de okunsa iyi olur.
Murakami okumalarında bana olur: bir bölümden sonra ister istemez bir sakinlik, durağanlık (adeta bir dervişlik hali) zuhur eder. Bunu, bir nehrin kıyısında oturup sakince izlemeye benzetirim. Bunda da biraz gayret gösterdikten sonra ona benzer haller oluyor. Ancak bu metinde Murakami kitaplarının aksine sıra dışı bir gerçeklik yok. Bildiğiniz takır tukur gerçeklik var (ben mistisizm ile rasyonelizm benzetmesi yaptım, siz doğu ile batı benzetmesi yapabilirsiniz, sakil durmaz). Bu gerçeklik; kimi zaman oldukça sert ve yutması zor olduğundan (açık konuşayım) "aman nerde kalmıştım" diye kitaba sarılmalarınız falan olmuyor ama bir şekilde kendinizi geriye de çekemiyorsunuz. O yüzden ancak 15 günde bitti, iki gün sonraki kitap kulübünün toplantısına yetiştirebildim.
Bu arada kitap kulüpleri ile ilgili bir düşüncemi paylaşayım. Üç kitap kulübüne üyeyim. Ayda bir toplanılıyor. Hepsi de kendi alanlarında yetkin insanların oluşturduğu hem içerik hem de sunuş açısından dolu dolu kulüpler. Ama böyle yapınca sadece kulüpler için ayda üç kitap okumak zorunda kalıyorum. Bunlar öyle eğlence için okunan kitaplar da değil. Hepsi, özenli bir okuma ve anlama, sindirme süreci istiyor. Böyle sayıca çok olunca kendime aldığım kitapları okumayı erteledikçe ertelemişim (Memoria-Şebnem İşigüzel, Pir-i Lezzet-Saygın Ersin, en azından üç HRG romanı kitaplığın okunacaklar gözünde bir aydan fazla süredir kuzu kuzu yatıyor).
Sizleri bilmem, fakir için okumanın 2 pozitif faydası vardır. Bir şeyler öğrenip hazmetmek ve günlük hayattan kaçabilmek için zihni boşaltmak. Birincisine çok zaman ayırınca ikinciyi boşlamak zorunda kaldım. Bu da uykularımı kaçırmaya başladı (İşleyen zihni durdurmaya çalışmak zor!). O yüzden bu ay kulüplerin birini pas geçtim (onun kitabı daha önce okumuştum (Hesabım Var-Onur Ünlü), diğerinin kitabını okumadan sunuma gideceğim (hiç yapmadığım birşey). Sadece birine hakkını verdim. O da yarından sonraki gün. Neticede belli bir sayıdan fazlası faydadan çok zararlı (en azından benim için).
Çatı katını öneririm. Ama sakin zamanlarda okunur, öyle yolculuk kitabı değildir!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder