Bugün neler olmuş ?

15 Ekim 2015 Perşembe

"Ölüm Pornosu" Kitap Akıyor...

 
   Sıradan durgun bir yaşantınız var varsayalım (ki canım ülkemde bu da sadece varsayım olarak gerçekleşebilir). Diyelim ki kitap da okuyorsunuz (ki aynı coğrafyada pek patetik (ne işim olur patetikle) sefil bir azınlıksınız). Okuma listeniz de pek mutad. İşte bu sıradanlığın içine bir Palahniuk kitabı attığınızda ateşi harlamış olursunuz. Kitapların üslubu; tıpkı bir (şimdi bilemedim ne yazsam) şimendifer gibi. Boyum kadar tekerlekler, heryerinden bilimkurgu efekti gibi çıkan buharlar, dumanlar, dehşetli bir gürültü, vızıldayan bir kazan, her an patlama öncesi gibi hissettiren tehlikeli bir basınç. Göz attığınız anda gözünüz kilitleniyor ve Erdil Yaşaroğlu karikatürlerindeki inekler gibi dalıp gidiyorsunuz şimendifere.
   Kendi adıma konuşayım. Kitaplarını seviyorum da Bayan Palahniuk'un oğlu Çak Beye pek kanım ısınmadı. Yıllardır "yeraltı edebiyatı" diye yutturulan kitapların muharririnin daha anonim, daha gizemli olacağını umarken kendisini şanjanlı, yanardönerli pazarlıyor adam. Paranın yüzü sıcak zaar (zaar !). 
   Efendim, kitabımızın konusu porno. Hal böyleyken içiniz porno kaldırmıyorsa okumayın gitsin. Ama ucundan kıyısından malumat sahibiyseniz ilk sayfaları çevirmeye başlayabilirsiniz. 
   Emektar bir porno selebritisinin (ne işim olur selebritiyle) meşhuresinin jübilesi; bildiğiniz Gines rekoru kırma denemesine öykünür. Hanımefendi; 600 farklı erkeğin gövde-i tedrisinden geçecektir. Kitabımız setin bekleme salonunda başlar ve biter. Sadece sıra numarası olarak tanıdığımız üç farklı karakter, olayları kendi gözlerinden bizlere aktaracaklar. Bu meyanda okur; hem aynı olayı üç pencereden temaşa edecek, hem konu hakkında istiflenecek bilgilere kavuşacak (misal : şişme pornografik bebeği icat edenlerin Naziler olması gibi), hem de sosyolojik bir eleştiriyi sindirecektir. 
   Okumaya başlayınca nasıl bittiğini anlayamıyorsunuz. Sindirilen bilgiler biraz hazmı zor bilgiler. Midesi, meşrebi kaldırmayanlar hiç başlamasın. Kitap kurtlarının kaçırma gibi bir şansı yok.
Yazara olan gıcıklığımdan en kötü fotografisini koyuyorum.