Bugün neler olmuş ?

20 Temmuz 2015 Pazartesi

"Yol Bilenler" Yokolup Giden Kültürlerin Ardından.

 
   Kadim bilgeliğin modern Dünyadaki önemi alt başlığıyla; kültüre, sosyal antropolojiye meraklı okuru, sineği cezbeden sinek kağıdı etkisi taşıyan kitaptır.
   Peru'dan Polinezya'ya, Arktika'dan Avustralya'ya uzanan çok geniş bir coğrafyada, kültürlerin peşinden gidiyor; kadim bilgeliğin, üzerinde yaşayıp çok acımasızca tükettiğimiz yerküre ile nasıl uyumlu bir şekilde yaşadıklarını görüyoruz. 
   Asıl olarak antropolog ve etnobotanikçi olan Bay Davis'in çıkış noktasını; günümüzde kullanılmakta olan 7000 civarında dilin en azından yarısının bir sonraki nesle aktarılmadığı oluşturuyor. 
   Bir iki haftada bir, bir yerlerde bir ihtiyar ölüyor ve bir dil yok oluyor. Dilin yok olması demek : bir halkın kültürünün de yok olması demek. 
   Peki : benim gibi büyük şehrin güvenli kalabalığında, modern hayatın tüm konforlarından yararlanan (bunu Bali SPA'sı olarak algılamayın lütfen, musluğu açtığımda akan su, Dünyanın %80'inden fazlası için modern hayatın bir konforudur) bir "modern" için Barasanalar'ın dilinin yok olmasının ne önemi olabilir. 
   Şöyle bir metafor kullanıyor yazar (ki pek hoşlandım) : uçağa binip yola çıkacaksınız. Uçağın kanatları üzerindeki bir teknisyen perçinlerden bazılarını söküyor. "Neden ?" diye sorduğunuzda. "Hem uçuşa bir etkisi yok, hem de daha ekonomik" cevabını alıyorsunuz. Nedir : doluşup gittiğimiz bu uçak, bir gün o yok edip söktüğümüz perçinlerden ötürü tepetaklak düşecek. 
   İnsan denen tür 200.000 küsur yıldır dünya üzerinde. Bize tarımla beraber üretim fazlası, hiyerarşi, uzmanlaşma ve yerleşik yaşam gibi mefhumları kazandıran neolitik devrim daha 10-12.000 yıl önce gerçekleşti. Halihazırdaki modern endüstri toplumunun geçmişi taş çatlasa 300 yıl ötesine uzanıyor. Böylesine yüzeysel bir tarihten hareketle, gelecek bin yılda insanlığın karşısına çıkacak zorlukların hepsine verecek cevabımız olduğu sanılmamalı. 
   Sorun şu ki : son üçyüz yıldır yaşadığımız hızlandırılmış hayat, yerkürede gezindiğimiz 200.000 yıldan daha fazla tüketti kaynakları. Sosyolog ve istatistikçiler, mevcut nüfus artışı devam ettiği takdirde 2100 yılındaki nüfusun ihtiyaçlarının karşılanması için dört yerküre gerekeceği konusunda hemfikir. 
   Bay Davis; araştırma yaptığı coğrafyalarda etüt ettiği kadim kültürlerin ritüellerini, yaşamlarını, alışkanlıklarını bize aktarırken, yukarıda yazdığım kallavi soruna da değişik yönlerden yaklaşıp, bir çözüm bulmaya çalışıyor (maalesef getirdiği bir çözüm de yok). 
   Bilgilenmek, bilinçlenmek için ıskalanmaması gereken bir neşriyattır. Tek handikapı : kültürler incelenirken arada fazla detaya girilmesi olabilir. Bu sayfaları hızlı okuma yaparak geçerseniz sıkılmaz, ana fikirden de uzaklaşmamış olursunuz.
    Yazmasam şişerim : Çevirmen Akın Terzi'yi özenli, titiz ve muhteşem çevirisi için ayakta alkışlıyorum. Hem okurken sıkmayan, hem kâriye Türkçe Lugât karıştırma güdüsü veren ("saik"ler, "mefhum"lar, "irfan"lar ve yazamadığım daha bir çok kullanılmayarak tozlanmış ) kelimeleri hayata geçiren, mümtaz bir iş çıkarmış. Tebrik ediyor, devamlarını bekliyorum.