Bir süredir elçilik görevlisi olarak sakin bir hayat süren Tomas, aktif saha faaliyetlerindeki patronu Tupra'nın oltasına gelir. Küçük bir kentteki üç kadınla yakınlık kurar ve birini teşhis edip hesabının kesilmesi işini kabul eder. Olaylar gelişir.
YKY Kitap kulübünün önerisiydi. 6 Ocak'ta başlamışım, dün bitti. İlk bölümleri geçince "hımm dedim, bunu bitirmek zorlu olacak". Yamulmamışım. Kitap güzel ama bir şekilde hem dikkatinizi düşürmemeyi hem de çok çetrefilli birtakım tespitleri, halleri aktarmayı başarıyor. Konuya yapışıp ahkam kesilmese 525 sayfa değil 200 sayfada kesilebilir. Ancak Marias kimi zaman 15 dakikalık bir konuşmayı üç bölümde yazmayı seçince elimi kolumu bağladı. Bir yandan konuyu, akışı merak ediyorum. Kimi bölümlerde hayat hakkındaki tespitlerine katıldığım yerler oluyor bunları kaçırmak istemiyorum. İstisnasız tüm bölümlerde bir araba tarihi ve siyasi bilgi de aktarılıyor. Kendi adıma bunlarla ilgilenmedim ancak diyaloglardaki bir cümle 3 sayfalık bir fasılı kapsıyor, kimisi malumatfuruşluk kimisi de bilgelik (kendi meşrebine göre) düzeyinde olduğu için geçip gidemiyorsunuz.
Neticede akşam olduğunda "acaba nerede kalmıştım?" diyerek koştura koştura kapağını açacağınız bir roman değil. Buna karşın, 2 gün açmasanız zihni rahatsız ediyor. Evet! keçiboynuzu (ama taze ve tatlı bir keçiboynuzu) yemek gibidir. Siz bilirsiniz yani.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder