7 Haziran 2021 Pazartesi

"Kan Varsa" King'in Dört Öyküsü.

 
   Ne güzel M.C.Kuntay'ın "Üç İstanbul"una başlamışım. Ağır roman, usturuplu ilerliyor, her gün birkaç bölüm sindire sindire okuyorum. Kitaplık'ın sevgili muharriri haberdar etti: Sai King'in yeni kitabı raflardaymış. Hemen edindik. O da nesi? Orta kalınlıkta (432 S.) ama dört hikaye var, roman değil. Niyetlendim ilkini okumaya. Dedim "bir tane okur bırakırım, mis gibi olur."
   Olmuyor! Roman dediğiniz şey çetrefilli bir yemek. Kimi çabuk yemek ofislerinde (Burgerli şeyler ofisi) alaminüt tüketilen mamullerken (Shafak hanımın kitapları), kimisi Yeşil Ev'de taam edilen ayvalı taskebabı kesafetinde (M.C.K. Üç İstanbul kalibresindekiler). King'in kitapları ise yemek değil daha başka birşey. Tatlı, ama ağır değil, ucundan alıyorsunuz bir yudum bir bakıyorsunuz tabak bomboş! Adeta bir Fatih Sarması.  Bay King'in kitaplarına da Fatih Sarması yakıştırmasını yaptıktan sonra gelelim "Kan Varsa"'ya.
   Dört öykü var. 
   Bay Harrigan'ın Telefonu, kişiler ve birazcık kurgu ile sonunu çabucak bulduğunuz bir iş. Yarım saatte hakkından gelinir.
   Chuck'ın Hayatı, en sevdiğim öykü oldu. Tersine tebbet bir kurgu ile okuduğumuz öykü; distopik bir gelecekle başlayıp (ki okuduğum en gerçekçi distopya betimlemelerindendir (yine de Arthur C. Clarke'ın "Tanrı'nın Dokuz Milyar Adı" adlı kısa öyküsünden oldukça esinlenmektedir (hele ki son satırları birebir örtüşür))), çok samimi bir ikinci perde ile gelişir ve üçüncü perdede herşeyin başlangıcını görürüz. Gerilim, bilimkurgu (ki simülasyon evrenler konusu işlenmektedir bence (bu arada Temmuz ayında Bilim ve Ütopya alacaklara bu konuda yazdığım yazıyı okumalarını öneriyorum)) ve elbette trajedi diyebileceğimiz bu öykü, fakirin favorisidir.
   Kan Varsa, King'in önceki kitaplarından tanıdığımız Holly'nin eski kötülüklerin peşine düştüğü (kitaptaki en uzun) öykü. Buradaki metafizik ögeler bana çok inandırıcı gelmediğinden bir türlü içine giremedim.
   Sıçan adlı son öykü ise, yazmaya hallenen kitap kurtlarının kesinlikle kaçırmaması gereken bir iş. Burada öykünün kurgusu yanısıra yazma eyleminin ipuçlarını da almanız mümkün. Elbette ki kazanılan ödüllere karşın ödenmesi gereken bedeller konusunu da düşünerek!
   Evvelsi gün başladım dün bitti, bugün de yazıyorum. İyi yapılan bir yerde Fatih Sarması yeyiniz, ne demek istediğimi anlayacaksınız. Döndük yine ayvalı taskebabımıza.

4 yorum:

  1. Bay Mercedes üçlemesinin getirdiği hayal kırıklığından sonra Finders Keepers (Kim Bulduysa Onundur bir türlü aklımda kalmıyor) deyince bi duruyorum, siz sipariş verdim demeseniz bir süre beklerdim ama görüyorum ki beğenmişsiniz de, okumak için sabırsızlanıyorum:) bu arada çok naziksiniz, beni de andığınız için teşekkür ederim:) yalnız Fatih sarmasını düşürdünüz aklıma:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mercedes Efendi bende de bir hayalkırıklığıdır:( O sizin zerafetiniz, haber verdiğiniz için ben teşekkür ederim. Güzel yapan yer bulursanız kaçırmayın:)

      Sil
  2. Stephen King'i 1000 yıldır okuyan biri olarak son dönemde fark ettiğim bir şey oldu. King yazar hayatında defalarca popüler kültürden, yazım şekillerinden etkilenerek yeni kitaplar yazdığını fark ettim. Fark ettiğim diğer şeyde kendi okuduklarından etkilenip yazdığı kitaplar. Örnek vermek gerekirse Bay Mercedes ile başlayan 3 kitap bir dönem meşhur olmuş bir dedektifi anlatan seri . Medyum ise bir dönem falcılar medyumların ünlü olduğu peşe peşe kitap film çıkan dönemden. Mahşeri hatırlarsanız o da kimyasal savaşların gündem olduğu dönem çıkmış. Benim asıl dikkatimi çeken şey yazarlardan etkilenip onlar gibi yazması. O nedenle bazen bir King kitabı okuduğunuzda sanki bambaşka biri tarafından yazılmış kitap okuyor gibisiniz. Dikkatli olunca fark edilen detaylar bunlar. Çünkü bu tür kitaplarda bile Stephen King' in o akıcı yazım tarzına katılıp gidiyorsunuz. King'i King yapan bu bence. esnek bir zihne sahip. Sürekli değişen bir zihin. Bunları farkedince daha çok sevdiğimi itiraf etmem gerekiyor. NOT : Başka bir yazardan etkilenerek yazmak ilk farkettiğim şey. Çünkü bende Stephen King okuduğumda onun yazım tarzından etkilenip birşeyler yazıyorum. Sonra yazdığımı okuduğumda satırlar King'in kitabından fırlamış gibi oluyor. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle bu ağ güncesinin tarihindeki en kapsamlı ve derinlemesine tespitler içeren (hem de okuma eylemiyle ilgili) yorumunuz için teşekkür ederim. Yazarların güncelden etkilenip eserlerini buna göre şekillendirmeleri aslında bilindik bir şey ancak üslup intihalleri dikkatimi çekmemişti. Sai King, kendine ait anlatımı olan ender yazarlardan. Bence eserlerinin popüler olmasındaki önemli etkenlerden biri, olayın geçtiği dönemi iyi betimlemesi ve karakterlerin oluşumlarındaki hoş ayrıntılar. Okur, farkına varmadan protagonisti (ne işim olur protagonistle? :) esas oğlanı içselleştiriyor ve daha bir şevkle okuyor. Üslup etkilenmeleri konusunda bir iki örnek verebilirseniz ben de üzerinden geçer ve daha da aydınlanırım. Tekrar teşekkürler ve iyi okumalar :)

      Sil