10 Nisan 2018 Salı

"Loveless" Zavallı Alyoşa !

  Zenya ve Boris, boşandıklarında Alyoşa'yı kimin alacağı (hiçbiri Alyoşa'yı istememektedir) konulu yüksek sesli bir tartışma (neredeyse kavga) yaparken, yan odada Alyoşa sessizce ama çok şiddetli ağlamaktadır.
   Daha önce "Leviathan"da şapka çıkarttığım ve soyadını bir türlü okuyup yazamadığım Bay Andre; beklenen frekansı gerçekleştirip sessiz sedasız ama bir o kadar vurucu bir film yapmış. Boris kızılcık sopası, Zenya ise meşe odunu ile dövülmesi gereken karakterler. Bununla birlikte (bilmem Rus toplumuna özgü müdür yoksa artık modern cessur yeni dünyanın tüm bireyleri yavaştan bu modellere mi benzemektedir ?) örneklenen modellerden çok azı (sivil arama ekibi hariç) sevgi ile rabıtalı. Boris'in yeni sevgilisi, Zenya'nın annesi, herkes bir sevgi yoksunluğu içinde. Tüm bu kast içinde elbette ki başı Boris ve Zenya çekiyor. Sadece sonlara yakın çarpıcı bir sahnede azıcık insana benzediler (morg sahnesi (ki inşallah düşündüğüm gibi değildir (öyleyse çok fena))) ya da insanlıktan iyice çıktılar. 
   İki saatten fazla (2s7d), hiç aksiyon yok, hiç can sıkmıyor, dehşete düşerek izliyorsunuz (korku filmi değil, dehşet, haşyet filmi adeta). Umarım oraya evrilmeyiz. 
   Sinefiller, iyi film sevenler kaçırmasın...
HAMİŞ : Yönetmenin diğer filmlerinden daha fazla çıplaklık ve cinsel ilişki sahnesi var. Sevginin yerine cinselliğin ikamesi fikrini vurgulamak için kasıtlı konulmuştur, değildir bilemem. Sabi sübyanla izlerken sıkılabilirsiniz.