6 Kasım 2018 Salı

"Koşmasaydım Yazamazdım" Hem Koşarım Hem Yazarım !

   Haruki Murakami an itibarıyla 69 yaşında. Böyle düşününce kitabın yazıldığı 2005 ve 2006 yıllarında 55-56 yaşlarında olduğunu söyleyebiliriz (nasıl ama matematiğim ?). Anlaşılan koşmanın yaşı yokmuş. Bay Murakami, 176 sayfalık bu kitapta koşma serüveniyle yazarlık uğraşını nasıl bağdaştırdığını anlatmış. Kitabın türünü saptamak hiç kolay değil. Anı : olmaz. Biyografi : hiç değil. Deneme : Iııh ! Kendisi de bunu epilogda (ne işim olur epilogda) sonsözde itiraf ediyor ve "ben bunun bir hatırat olarak düşünüyorum" diye başladığı paragrafta bunun bir hatırat olmadığının altını çizerek "bu metni bitirdikten" sonra diye bu kitabı kategorilemekte güçlük olduğunu itiraf ediyor.
   33 yaşında başladığı koşma serüveniyle ilgili olarak hayat hikayesini de aktarıyor Bay Murakami. Kalemi sakin, kolayca okunuyor. Hem koşma, hem de yazma hakkında oldukça sıkı bilgiler içeriyor. Bu minvalde kendisinin nasıl olup da yazarlığa başladığını, bu aradaki bar işletmeciliğini (ki arada işletmecilikten yazarlığa geçişi arasındaki bölüme bayıldım), fiziksel ve zihinsel aktivitenin bağıntısını (ki bu bölüm de şükelaydı (aslında genel olarak kitap için de aynı şey söylenebilir)), özdisiplinin önemini, sınırların nasıl belirleneceğini de öğreniveriyoruz.
   Kendi adıma yazarlık adına gereken en önemli şeyin "deha" olduğunu okuyunca ciddi bir hayalkırıklığına uğradım (neticede bünyede olmayan bir şey !). Sonraki sayfalarda bununla ilgili tespitler, takip ettiğim bir çok yazarın yazma grafiğindeki yükselmeleri/düşmeleri de pek sarih bir biçimde faş etti. 
   Velhasıl; yazma ile okuma ile hemhâlseniz azıcık da bedeninizi çalıştırıyorsanız, hiç kaçırmayın.