21 Temmuz 2018 Cumartesi

"Lucky" Hayatın Anlamı !

   Holivut kalıplarına uymayan bir Holivut filmidir. Öyle seyirciyi başına mıhlayacak bir senaryosu yok. Yavaş akıyor, rutine bağlı. Aksiyon, drama, heyecan, CGI, patlama, korkutma, aşk gibi holivut klişeleri kullanılmamış. Ya neden gecenin bir yarısı bu satırları yazdırıyor. Kuvvetli film de ondan...
   90'lı yaşlarının baharında Laki. Hiç evlenmemiş, hiç çocuğu yok, hayatta kalakaldığı küçük kasabada rutininin çevresindeki (hiç biriyle yakın değil) insanlarla mesafeli bir bağı var. Bulmaca halletmekten (bu da ne güzel fiildir : bulmaca halletmek), öğrenmekten ve ilginç bir tibet jimnastiği yapmaktan vazgeçmemiş. Nihilist, anarşist ve kanımca ateist. Süt ve sigarayla besleniyor. Yaş kemale erince (90 küsur) ve ani bir bayılma yaşayınca ölümle karşılaşacağı düşüncesi korku vermeye başlıyor. Bu minvalde ilerliyor film. 
   Heridiinstentın kendini oynuyor (2.Dünya Savaşına bir LST'de katılması vs.). Kaplumbağasını kaybeden kankası Howard rolünde Deyvidlinç'i (amma kilo almış) ilk bakışta tanıyamayabilirsiniz (dikkatli bakınız (ikisinin rabıtası "Twin Peaks"e uzanıyor)). Dikkat ederseniz : kaplumbağa ölümsüzlüğü, Howard da ölümsüzlük peşinde koşan insanı simgeliyor.
   Kabul etmek gerek, fazla ilgi çekici değil. Ancak filmde öyle güzel metaforlar var ki dikkatli sinefil  bunları kaçırmayacaktır. Bazılarını yazıyorum, çoğunu da bulmayı size bırakıyorum. Üzerinde düşünecekseniz (ölüm, dirim, anlam gibi şeylere kafa yoruyorsanız daha iyi düşünürsünüz) kaçırmayın. Zamanı ezmek istiyorsanız uzak durun.
  • Laki, her zaman geldiği kahvede her zamanki sandalyesinin gençler tarafından "işgal" edildiğini görür. Sanki hayat ona "yerini başkalarına bırakma vaktin geldi" demektedir.
  • Ölümü hissettiği baygınlığın sonrasında bile kilisenin önünden hızlı adımlarla ilerlemesi
  • Önünden her geçtiğinde "Cunts" (...cıklar) diye çemkirdiği yer... (sonunda çözüyorsunuz)
  • Barda sigara yakmak üzerine başladığı tartışmayı şükela bir şekilde sonlandırması (ki bu sahne tiryakiye sigara yaktırır (sonundaki önerisi de hayata yaklaşımda bombastik bir çözümdür)). Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir ki ?
  • Son sahnelerde (bkz.üstteki lamba) Laki, hayatın sırrına vakıf olur, o uzaklaşırken Howard'ın kaybolan tospağasını (kablumbağa o!) görürüz (haydi ! biraz daha düşüneceğiz).
  • Milletin yılanını, kertenkelesini beslemek için aldığı canlı cırcırböceklerinin satın alıp salıvermesi.
  • Ömrünün en acı anının yanlışlıkla bir alaycı kuşu öldürmesi olduğu.
  • Kafede yaşıtı ve aynı savaşta bulunmuş bir yabancıyla yaptığı konuşma.
  • Bardaki adamın çıktığı kırmızı ışıklı bir dar sokağın sonundaki "EXIT" yazan giriş.
  • Kahve makinesinin ayarlarını değiştirmesi
  • Daha yazacağım ama uykum geldi, bitirmem gereken bir kitap da önümde yatıp duruyor, iyisi mi kitap okurken uykuya dalıvereyim.
  • Tüm mesleki stratejisini bir dakikada yerle yeksan ettiği (zavallı) avukatın bakışlarındaki çaresizlik (- o senaryoda senin yerin yok ki ? sen ölmüş olacaksın !)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder