30 Haziran 2018 Cumartesi

"İstanbul'da Bir Zürafa" Büyüklere Masallar !

 
   166 sayfa, 31 bölüm. Bölümlerin hepsi de, insan denilen en vahşisinin (ingilizcede "earthling"deniyor, anlam olarak güzel !) diğer dünya mukimleriyle olan geçmiş zaman münasebetleri üzerine kurulu. "Tapirin Neşesi", "Kuşların Konservatuvarı" gibi fantastik adlar taşıyan iki üç sayfalık (öykü mü desem, deneme mi desem, masal mı desem bilemedim) yazılarla kendinizden geçiyorsunuz. 
   Kubbeler arasındaki bir zürafayı kapak yapan kitapta sadece hayvanlar yok. Aslında, zürafalar, tapirler, aslanlar, güvercinler ve diğerleri; tarihin ve günümüzün yaşananları arkasında bir fon olarak varlar. Bu eksen sayesinde edebiyat, düşün, resim velhasıl sanat dünyasını, (dur bakalım sadece sanat yok !) siyaseti, sosyolojiyi, psikolojiyi ...... Amaaan nasıl toparlayacağımı bilemedim. Sunay Bey, hayvanları terkisine atarak çok güzel masallar anlatıyor. Bu masallar gerçek ! Hepsi de yaşanmış. Bilgi dağarcığınıza atacağınız (ne kadarını kullanırsınız bilinmez) yüzlerce, binlerce ilginç malumat, çok şükela bir anlatımla sizi başka bir zamana götürüyor. Resneli Niyazi'nin geyiği de var, Cezayirli Hasan Paşa'nın aslanı da (mesela Cezayirli Gazi Hasan Paşa Kışlası'nın girişindeki demirli taş benim de dikkatimi çekmişti de "bunu niye buraya koymuşlar ?" diye merak etmiştim. (Hasan Paşa'nın aslanını bağlaması içinmiş)). Ernest Hewingway ve Hans Christian Andersen'in bir dönem İstanbul'u ziyaret ettiklerini ve yaşadıklarını da bilmiyordum. Güvercinimin doğduğu hastaneye ve semte ismini veren Zeynep Hanım ve Kamil Bey'in kimler olduğunu bilmediğim gibi (ayıp, ayıp !).
   Okudukça neler bilmediğinizi anlatan bombastik bir yaz kitabı. İş Bankası Yayınları basmış, fiyatı oldukça makul. Herkesin tatile koşuşturduğu bu dönemlerde yollarda, şezlonglarda, yürüyüş molalarında okunası bir kitap. Yakın durmak gerekir.