8 Şubat 2018 Perşembe

"Three Billboards Outside Ebbing, Missouri" Böyle Film İsmi mi Olur ? Adres tarifi gibi.

   Kızı tecavüz edilip öldürülen bir anne, üç ilan levhası kiralayarak adaletin ağır işleyen çarkını hızlandırmayı umar.
   Yönetmen beyin diğer filmleri arşivimizde var (In Bruges (en az üç seferim vardır) süpersonikti, diğeri (Seven Psychopats (bunu bir kere izledim)) idare ederdi). Hal böyleyken "bir In Bruges havası yakalar mıyız ?" diyerek oturduk filmimizin başına. O havayı yakalayamadık ama başka havalar yakaladık. Bir kere : omurgası fazla güçlü olmayan senaryoya bu kadar çok hikayeyi sığdırmak (üstelik bunu izleyicinin kafasını karıştırmadan, ilgisini düşürmeden yapabilmek) sağlam hüner gerektiriyor. 
   Her karakterin altı iyice çizilmiş. Dikkat dağıtmayan flashback (ne işim olur flaşbekle !) geriye dönüşlerle, sinefilin algısı yerinden oynatılmış. İzleyiciye (bitince) düşünülecek bir hayli malzeme yedirilmiş. Siciayı olmayan, efekte boğulmayan, oyuncuların abartısız (ama pek gerçek) şımşıkırdak oynadıkları, bir çok sahnenin tablo güzelliği içerdiği, mutlak iyi ve mutlak kötü diye bir şey olmadığı (ki holivutta bunun tersidir) mesajını langadank aldığımız, sahne geçişlerinde içinizde kalan duyguların tortularını film bittikten sonra kolay kolay atamadığınız, son bir yılda izlediğim en iyi holivut filmine gitmenizi hararetle öneririm.
   Her oyuncu iyi de (sanırım frensismekdormınt oskara aday olur (belki alır bile (hiç işim olmaz oskarla))) (hah parantez açma formunda çığır açtım, tam oldu) semrakvel (o nasıl gerçek bir sakarlık ve sığırlıktır) ve eski kocanın çıtır sevgilisi (ve o nasıl bir sığlıktır !) oyunculukta aşmışlardır. Vuudiherılsın'ı saymıyorum (o sayılmaz !). Gözüm bir tek kolinferıl'ı aradı (bu filmde yok maalesef) ama o kadar kusur kadı kızında da olur. Yazılar çıkınca yerinizden kolay kolay kalkamıyorsunuz. Hülasa : izleyin pişman olmazsınız.