8 Şubat 2018 Perşembe

"Ölümlü Dünya" Sanki Murat Menteş Romanı.

   Konuyu önceden okuyunca "hımm" dedim "bir Murat Menteş romanı sanki !". Andırmıyor da değil (belki senaryoda dahli vardır, zira ismi "Aziz Kedi" diye biri var (şimdi baktım gugıl hazretlerinden. Değilmiş)). 
   Birbirleriyle iletişim sorunu olan, her b.ka bağırıp çağıran, atar dolu bir ailenin sıra dışı öyküsü. Özbeöz (böyle mi yazılıyordu bu ?) kardeşlerin farklı aksanlara sahip olması, bin yıllık bir örgütün tetikçilerinin işleri böylesine yüzlerine gözlerine bulaştırabilmeleri, verilirken sorun çıkarmayan sesli şifrenin bir türlü tekrarlanamaması (hiç mi yazıp okumak akıllarına gelmiyor mesela !), senaryodaki zamanlama hataları, konuştuklarının ciddi bir bölümünün küfür olması gibi (daha çok var) eksikliklere takılmayacaksanız izleyin tabi ama kendi hesabıma böyle bir senaryodan daha güzel bir şey çıkmasını ümit etmiştim.
   Oyuncular yevmiyenin hakkını veriyorlar, Ali Atay'ı da seviyoruz, masrafsa yeteri kadar edilmiş (audi ciplere takla attıramamışlar ama tarlaya sürmüşler mesela), film müziği kullanmaktansa doğrudan şarkıları araya koymuşlar (Onur Ünlü filmlerinde tutuyor da burada pek tutmamış), bazı sahneler kartpostal tadı veriyor, üzerinde emek var. Ama (bir yerde duymuştum "önceden söylenenleri boşver, ama'dan sonrakilere bak" diye), niye o kadar çok küfür var, asansör ve antre sahnelerinin o kadar uzun olmasına ne gerek vardı, Itır'a ne oldu ?, sonu niye böyle ? gibi sorularıma cevap bulamadım.
   Muhakkak ki sinemamızın son dönem komedi filmlerinin arasında istisnai bir yerdedir (kara komedi (ama kazayla vurup öldürdükleri komşuda hiç gülmedim)) ama gönül isterdi ki bu senaryodan daha iyi bir şey çıksın, olmamış. Olsun ! umarız ki bir dahaki sefere...