4 Şubat 2018 Pazar

"Kinyas ve Kayra" Yazıldığı Gibi Değil (Bana göre !)

   İki adet Ankara'lı Holdınkolfiyıld (ama holdınkolfiyıldlıkta master derecesi yapmış olanlarından) kâh oraya kâh buraya sürüklenir, pek kloşar  (Kaptan'a selam olsun ! (bu Kaptan'ı bilenlere bir ödül (bir ata bir krallık !))) bir yaşam sürerler. Bu meyanda fazlaca kendi kendilerine (bize) konuşurlar. Sonra birşeyler tıkanır, olaylar gelişir. 
   Ekşili tatlılı sözlüklerde kırk küsur sayfa girdileri olan, bir çok eleştirmen tarafından övülen yerilen, velhasıl üzerinde çok konuşulan bir roman. 2014'de çıkmış. Bay Günday'ın ilk romanı. Okumakta hayli gecikmişim (malum ! (müptelası olduklarımız haricinde) edebiyatta modayı sevmiyoruz). Vira bismillah giriştim okumaya (girişilecek bir roman çünkü 576 sayfa)). Beş günde bitti (arada sararak okudum). 
   Konu; yukarıda özetlediğim gibi, eksiği yok fazlası var (elbette var, yaneolacağıdı ! (bozkır şivesinden ister istemez etkilenüyür insan)). Konuyu işleyen bölümleri alıp, karakterlerin iç konuşmalarını çıkarırsak romanımız rahat 150 sayfaya düşer. Kalan 400 küsur sayfanın içinden de aforizma potansiyeli olacak cümleleri çıkarırsak (50 sayfa (optimist yaklaşım)) geriye kalır 350 sayfa. Fakire göre bu 350 sayfa gereksiz tekrarlar (tamam bunalımdasın gencadam !), okuru içine çekmeyen detaylar vesaireler (bakın kasıtlı yanlış kullanıyorum kelimeyi !) doludur. Fakire göre öyle çok fazla üstünde durmaya değmeyen bir romandır. Bir tek sonlara doğru elemanlardan birinin normal yaşantıya dönmesi bağlamında (fularım nerede ?) yapılan "normal yaşam" reçetesi güzel gözlemler içeriyor (işe giderken aracında traş olan, akşamları yana yakıla sosyal mekan arayan beyazyakalıköleler), başka da bir şey kalmadı aklımda. 
   Yazarımız oldukça üretken. Başka romanlara da bir okuma yapacağız. Belki iptilâ yaratır (zayıf ihtimal !) bakalım. Ama okumaya bu romandan başlayacaklar : dikkat ! Belki daha kolay yenilir yutulur cesametteki bir HG romanıyla başlamayı tercih edebilirsiniz.