Bugün neler olmuş ?

13 Eylül 2016 Salı

"Tembellik Hakkı" İnsanın Kaimpederi Marx Olunca !

   1883'de yazılmış. Kısacık bir risale. Etkisi içeriğinde.
   66 sayfalık (benim okuduğum yukarıdaki baskıdır) bu bir solukta bitiverecek manifesto, çalışmaya karşı tembellik hakkını neden savunmamız, içselleştirmemiz ve elbette neden hakkımız olduğunu sesleniyor. Sesleniyor diyorum çünkü sayfaları çevirdiğinizde size üst perdeden seslenen bir metinle yüzleşiyorsunuz. Anarşist komünist bir çizgide olduğu burada da yazılan Bay Lafargue (gariptir Bakunin'e de dost değildir), slogan atar gibi yazmış. 
   Endüstriyel devrimi yaşamakta olan Avrupa, işçilere günde oniki saat çalışmayı dayatmaktadır. Ortada bir garabet vardır ama. Misal : yeni kullanılmaya başlanan tekstil tezgahları bir saatte 12 işçinin kapasitesinde çalışabiliyordu. Emek otomatikleşmişti. Ama insanlar (hatta küçük insanlar, çocuklar) günde 12 saat çalışmak zorundaydı. Bu ahvalde; Bay Marx'ın damadı "Ey insanlar, tembellik hakkınızdır." diye bar bar bağırıyordu. 
   Metin, yazıldığı dönemin oldukça kısıtlı bir coğrafyasına hitaben yazılmasına karşın, ileri sürdüğü tezlerin sağlamlığı nedeniyle günümüzde de etkinliğini koruyor. Mesela fakir; bu metinle eşzamanlı okuduğu "Deliliğe Övgü"nün de etkisiyle, bünyesinde zuhur eden "tembel bir deli" olmak düşüncesine güçlükle karşı koymakta. Yeni Türkiye'de en güzeli.
   Şaka bir yana, insanların işlerini sevmek için az çalışmaları gerekliliği bir çok akıllı patronu da etkilemiş olmalı ki, günümüzde çalışma saatleri gelişmiş ülkelerde neredeyse Bay Lafargue'nin istediği saatlere ulaşmış. (çarpıcı bir örnek için Bkz. 5 Dolar Günü) Ancak üretim sözkonusu olduğunda yine de bir garabet var. Tarımda, imalatta neredeyse tümüyle makineleşmiş olmamıza rağmen niye bu kadar yoğun çalışıyoruz. İhtiyacımız olan tüketim malzemelerini üretmek 100 yıl öncesine nazaran çok daha az maliyete ve emeğe malolsa da, yiyeceğimiz günlük öğün belli, üstümüze sadece bir kıyafet geçirebiliyor, bir yatakta uyuyor, bir kişinin tüketebileceğini tüketiyoruz (öyle mi ?).  O zaman niye bu kadar aç insan var ? Bankacılar, avukatlar, bankerler, borsacılar, reklamcılar ne üretir ? Kapitalizm nereye kadar ? Evet ! "uzun vadede hepimiz ölmüş olacağız" ama bu bencillik nedir ? Bizden sonrakiler ne yapacak ?
   Bunlar gıllıgışlı sorular. Yine de (yaşlanmayı reddederek 69 yaşında eşiyle birlikte intihar ederek, yaşlanmadan ölmeyi seçen) Bay Lafargue'nin metni, okunmaya değer. 130 yılı aşkın süre önce yazılmış metnin, hala nasıl olup da güncel olduğunu merak edenler, tembelliğe meyyaller, çalışma hastaları, anarşist komünistler, kapitalistler, işçiler, işverenler, beyaz/mavi yakalılar, bibliyofiller yakın dursun.