Bugün neler olmuş ?

3 Ekim 2013 Perşembe

"Man of Tai Chi" or Squirrel Man

 Kafayı boşaltmak için üst üste başarılı devam filmlerini (Mansomhatarkvinnor ve kalan ikisi), başarılı bir dizinin komple sezonunu (Bron/broen (haa ikinci sezonu bitsin onu da komple izleyeceğim)) ve önceden okuduğum (okuması kolay) polisiyeleri devirerek girdiğim Ekim ayının bu soğuk ve yağışlı Ankara günlerinde, hazır destrodo da pik yapmışken "kavgalıdövüşlü bir film izleyeyim oldu olacak" diyerek karşısına oturduğum bir film tanıtımımıza hoşgeldiniz sevgilim "arakolpa" okurları. (Allaam bir daha asla böyle cümle yazmamaya and içerim (böyle and içmek (sahi niye içiyoruz ki ?) daha yasak değil sanırım !))
   Önceden uyarımı yapayım ! Vasat düzey aykuya sahip, sinemadan uzak bir çinli değilseniz asla beğenemeyeceğiniz bir filmle karşı karşıyasınızdır sevgili sinefiller...
   Çindeki yurtiçi kargoda çalışan sincap benzeri esas oğlanımız, kötü beyaz adamın ayartmalarına dayanamayıp para için dövüşen bir esnafa dönüşür. Konumuz budur.
   Kiyanuriivz, kendisiyle dalga geçeceğim diye mi yapmış ? Yoksa gerçek gerçek film çekeceğim diye mi yapmış ? Anlayamadım... Uçamaması haricinde matriksten çıkıp gelmiş gibi oynuyor, bakışlar, vücut dili, mimikler hep aynı...
   Kötülerin hep siyah giyip, siyah mekanlarda bulunması, iyilerin hep beyaz giyip, ferahfeza yerlerde salınmaları gibi artık cılkıcıbırığı (duble cılk) çıkmış klişeler mi kullanmak dersin. Yüzüne (iş saatinde Beylikdüzü hattındaki metrobüste bulunan) akbil makinası gibi seri şekilde darbeler yediği halde façada en küçük bir sapma olmayan kötü adamlar mı dersin. Sincap kılıklı esas oğlanı geçtik, mirket benzeri "arıza kadın polis müfettişi" mi dersin. Artık ne dersen de sevgili sinefil ama gözünü seveyim, sinema aşkı adına bu filmden uzak dur, hatta koşarak uzaklaş...
   Açılışta "vilicroodşov asya pikçırs" ve çinli askerlerin zuhur ettiği logoyu görünce uyanmam lazımdı ama üstte yazdığım gibi kafa boştu, ayamadım. Başlayınca da yarım bırakmayı hiç sevmem. Bari dedim "ben bunu ağ güncemde yazayım da, belki okuyan bir iki kişi seyretmez de, kendimi feda etmiş olayım bari". 
   İşte böyle...