Bugün neler olmuş ?

18 Mart 2013 Pazartesi

"Heaven" I'm in Heaven...

   Ben bu gece güzel bir film izledim. Yazmasam olmaz !...
   Sayın Bay Tikver'i koşlolakoş'dan biliyoruz (hem de iyi biliyoruz), prenses ve savaşçı da şükeladır. Ama Alman sinemasının bu parlak yönetmenini Bay Kieslowski ile birlikte görünce aldırmamazlık edemedim. İyi ki de edememişim.
   Filmimizin ilk sekansından itibaren görüntü yönetmenine, filmin yönetmenine, senaristine, kurgucusuna içimden bir teşekkür ettim. Alakasız gibi görünen ilk sekansın son cümlesi beni benden aldı : "-Gerçek bir helikopterde sürekli yükselemezsin. - Ne kadar yükselebilirim ?"
   Filmimizin konusu aslında hayli civcivli. Holivut alsa (yüksek gişeyi de garantileyerek) pespaye bir maceraya anında çeviriverir, ruhunuz duymaz. 
   Yanlış bir sabotajdan muazzep sanığımız, eski bir polis amirinin stajyer polis oğlunun yardımıyla kanundan kaçar (lar). 
   İlk yarım saatte beş kişinin ölmesine rağmen bu ölümleri yönetmen beyin kuntastik çekimleri sayesinde görmemekle kalmaz (bir damla bile kan görememekteyiz), içimizde (her nasılsa) hissederiz.
   Covanni ribizi'de nasıl bir geç ergen/erken genç libidosu yükselmektedir (var böyle bir libido), keytblençıt üstünde leydi galadriyel kostümleri yokken ve hatta saçları bile yokken nasıl olur da elf ışığı yaymaktadır bilemezsiniz. 
   Her çekim (özellikle dış planlar) bu kadar mı tablo gibi olur ?
   İnsanda bu kadarmı Toskana'da yaşama isteği uyandırır ?
   Müzik (kimi zaman sadece Bay Tikver'in piyanosu olsa da) görüntülerle bu kadar mı hemhal olur ?
    Cennet nedir ? 
(etrafında daralan bir çember olsa dahi sevdiceğinle taam edeceğin bir lokma ekmek, bir bardak şaraptır)
(gerçek hayattta yükselemeyeceğin yüksekliklere ulaşmaktır)
(önündeki garantili geleceğe, bir el teması için tekmeyi fırlatabilmektir)
(bir ağaç altıdır (gönderme de adem ve havva'yadır))

   şeklinde cevaplar üretilebilesi filmdir.
   Filippa'nın Filippo'yu sevdiğini söylemek için duraksadığı sahne gördüğüm en iyi duraksama sahnelerindendir.
   Bunları okuyorsanız, sinema virüsü immün sistemine sızmış bir insankişisisinizdir, belli.
   O halde, onbir yıllık da olsa bu aşk temalı kordelayı bulunuz ve izleyiniz.
   Memnun kalmayan bu yazının yorum bölümlerinden bana istediği kadar çemkirebilir.