Bugün neler olmuş ?

3 Kasım 2012 Cumartesi

"Total Recall" Ortaya Karışık Bilimkurgusal Aksiyon....

   O kadar para dökülmüş, filmin sonunda çıkan yazılar da bayağı uzun. Demek bayağı emek verilmiş. İMDB'de türü aksiyon, macera, bilimkurgu olarak geçiyor. Çok doğru. Önce aksiyon, sonra macera ve en son olarak da bilimkurgu olarak adlandırılabilir.  Filip Dik okumadıysanız, 1990 yapımı ilk çevrimini izlemediyseniz (o da olmamıştı zaten !), "Blade Runner"ı da izlemediyseniz, ve dahi "Star Wars Klon Savaşları"nı izlemediyseniz, Cesika Biyel/Keyt Bekınseyl/Kolin Ferıl'a karşı bir ilginiz varsa, senaryoda mantık aramayanlardansanız, harcanacak 118 dakikanız varsa, (yav ne çok şart oldu) izleyebilirsiniz. 

   Filmimiz; Bay Filip Dik'in şükela hikayesine yaslanmakta (ki fikir bombastiktir) ancak bu ve sahnelerde "Blade Runner", "Star Wars" öykünmeleri, bilimkurgu manyaklarına attığı kıtırlara (el telefonu, kuntastik silahlar, dünyanın içinden geçen asansör (12.000 km. 17 dakikada geçiliyor ! (bir de magmadan nasıl geçiliyor çözemedim)), ilk çevrime gönderilen selamlara (üç memeli kadınlar/gümrükten geçen kadının ilk çevrimdeki Arnıld'ın kılık değiştirdiği kadın olması gibi "büyüklü", küçüklü ayrıntılar vs.), bolca aksiyona rağmen pek başarılı bir ikinci çevrim olmamaktadır. (Allaam bana bir daha böyle bir cümle kurdurma işşallah !...)

   Neyse ben susayım kareler konuşsun.... 
Bu droidler Clone Wars'tan değil..
Bu sahne de "Blade Runner"dan değil...

1990 modeli


2012 modeli

Teyze; 1990'lı ilk çekimdeki Arnold'un replikası !..
Bilimkurguda bile olmazsa olmaz araba takip sahneleri...

İleriki yıllarda bu telefon moda olabilir mi ?
Olursa mahremiyet ve yalnızlık kalelerinin yıkımı olur...
Fena mı olur yerine "kentsel dönüşüm"le TOKİ ev yapar !.
   Bu arada filmle alakası yok ama : 



   Bir ara reklamlara bakayım dedim. Bakmaz olaydım.

   Hani böyle dik bir yokuştan boş su bidonlarını yuvarlarsınız da feci bir ses çıkarırlar ya. İşte öyle bir sesle konuşan patlak gözlü bir adam "İstanbul'un ciğerlerini" söküyorum diyor, vecizeler yumurtluyor, ata biniyor, sanırımsa ev satmaya çalışıyor. Zeka yaşı anaokulu seviyesini aşan insankişisi o evleri almaz diye düşünüyorum. Ama alan çıkar....

   Sonra bir gemi dümenin başında sünnetliklerini giymiş Ahmet Özhan'ı gördüm.

   Bugün de Erol Evgin "bak bu evler süper olmuş, izole yaşamlara koşunuz, müsait bir yerde incek var" falan diye şarkı söylüyordu. "Hah ! şimdi tamam oldu" oldum... Oldu kanallarım kuruyaydı da olmaz olaydım.