Bugün neler olmuş ?

8 Eylül 2012 Cumartesi

"Antep Canavarı Abdullah Dayı" Turhan Temuçin'den..

   Abdullah Palaz : dört kez idam yemiş, 740 yıl hapis kesilmiş, 48 yıl 18 ayrı cezaevinde hapis yatmış nam-ı diğer "Antep Canavarı"...
   Anlatılan onun hikayesidir. İlk cinayetini 12 yaşında işleyen daha sonra da devamını getiren, ömrünün neredeyse tamamı hapishanelerde geçen, tamı tamına 43 cinayetten sorumlu tutulan (kaldı ki kitabı okuduğumuzda bunlara ilaveten bir hayli cinayetlerin de olduğunu görüyoruz), kimilerine göre "Ali'nin Kılıcı", kimilerine göre ise "Azrail'in Öbür Adı" : Abdullah Palaz.
   Yazarımız Turhan Temuçin ise romanının baş kişisini bir dönem tedavi etmiş ve onun güvenini kazanmış olan biridir. Bu kitabı roman diye adlandırmak ne denli doğru olur bilemiyorum. Zira yazar, Abdullah Dayı ile yaptığı konuşmaları kasetlere kaydetmiş ve bunları çözümleyerek kitap haline getirmiştir. Kitapta adı geçen olayların tamamının Abdullah Dayı'nın anlatımıyla yazıldığını gözönüne alırsak gerçeğin bir hayli sübjektif olarak yorumlandığını iddia etmek yanlış olmayacaktır.
   İlk başlarda yoğun bir tempoyla ve hızla akan kitap orta bölümlerden sonra bir yeknesaklığa yenik düşüyor ve nihayet sonunda biraz zorlama da olsa bitiyor. Yalnız şu bir gerçek ki : yazılanların gerçek olduğunu düşününce insan biraz irkiliyor. Abdullah Dayı, öldürme eylemini o kadar sıradan bir şekilde anlatıyor ki (mesela "o kapıcı da niye kapıya çıktı ki, silah sesinden sana ne ! vurdum gitti" diye bir anlatımı var ki okumalara seza) anlatıcının bizzat o olmasına rağmen bir yabancılaşma yaşıyor okur.
   Senaryo sıkıntısı çekilen şu günlerde bir film ya da dizi yapılması kuvvetle muhtemel bir madenin ortasında gibiyiz.  Ancak şu da var : yaşananlar o kadar yoğun ki; değil bir, bir çok senaryo üretilebilir.  Cinayetler, evlat acısı, eş acısı, mapusluk jargonu, Nazım Hikmet'le tanışmak, haksızlıklar, firarlar, ufaktan siyasi ortam ve daha niceleri...
   Değişik bir hayat anlayışını merak edenler için tavsiye edilebilir...