Bugün neler olmuş ?

10 Mart 2012 Cumartesi

Öfke Yazısı !....



   Sabahtan beri kulağıma takılmış bir şarkıyı dinliyordum fiziden. Udi Mehmet Bey'in "Kederden mi Neden Bilmem" adlı Hicaz şarkısı. (usulü düyektir). Zeki Bey ve Melihat Gülses'ten doğru yorumlarını aldıktan sonra Handan Kara ve Tenekeci Mahmut yorumlarını da dinledim (Handan Hanım naif, Mahmut Bey damardan yorumlamaktadırlar)(Tenekeci Mahmut da candır bu arada)  ve klasik müziğimizin birleştirici, sakinleştirici, metadonlaştırıcı (aslan sütü ile beraber olduğunda), gücünü bir kez daha idrak etmekteyken kızıcığımın seyrettiği sabuk bir yarışma programının arasında bir tanıtım gözüme takıldı... 

   Şişman birtakım insanlar tren çekiyorlardı (vallahi !..), devamında daha da kuntastik görüntüler vardı : karda yuvarlanmalar-yarıçıplak tartılma seansları-havuzda debelenmeler-açan çiçekler-yeniden doğuş gazlamaları-eskiden manken olan itici ötesi bir sunucunun durumdan vaziyet alan/ders veren ses tonu vs.vs.

     Dedim : "kültürümüzün geldiği noktaya bak" ya da "bakma !". 

   Pornografidir bu, zulümdür, ticaretin çok ahlaksız bir yorumudur. Yapmayın, etmeyin, seyretmeyin, seyrettirmeyin. Günahtır, yazıktır. Belki siz kendinizi izole edebilirsiniz, çocuklar ne yapacak ? Onlara acıyın efendiler, hanımlar...

    Millete bunu reva görenlere de bir kaç sözüm olacak.

    Umarım ve dilerim ki :

   tüm zürriyetiniz sizin yaptığınız programları seyrederek yetişir 
   siz de o yarışmada teşhir ettiğiniz zavallıcıklar kadar kilo alırsınız,
   sizi de teşhir ederler,
   erkekseniz pipiniz düşsün, kadınsanız kukunuz kurusun.
   çok sıkışasınız da girecek tuvalet bulamayın,
   oğlunuz balet, kızınız kasap olmak ister işşallah,
   derdiniz anüsünüzden olsun da basurdan oturamayın,
   davul olun da tokmağınızı bana versinler,
   dar sokaklarda uzun bıçaklara gelesiniz,
   saçınıza sakız yapışsın da, kestirmek zorunda kalıp, beslemelere benzeyesiniz,
   uyuzunuz olsun da kaşınacak tırnağınız olmasın,
   gavur memleketlerin tuvaletlerinde tuvalet kağıtsız kalasınız,
   kabak çekirdekleriniz ve bademleriniz hep acı çıksın,
   siparişleriniz hep geç gelsin, Allahım en ukala garsonları size reva görsün,
   çorbanız soğuk, ayranınız sıcak olsun,
   suratınızı bezlekalar (Hatay'da sümüklüböcek) yalaya,

   
Aklıma başka gelmiyor, oh harım serinledi biraz....